Actions

Work Header

The Cost Of The Past

Chapter Text

 

 

 

Story Notes:

one-shot olarak yazmaya başladım. ama uzun bir hikayeye dönüştürmeye karar verdim. krematoryum beni desteklediğin için teşekkürler canım.


 

 

Author's Notes:

Ciddi olarak ilk Harry Potter hikayem olacaktır. umarım beğenirsiniz.


 

 

“Cidden mi?”

Harry kızararak başını öne eğerken bir şeyler mırıldanır ama ne dediği anlaşılmazken Snape elinde asası kızgın bir şekilde ona bakar.

Zihinbent derslerinden birindeler, Harry alnında boncuk gibi terlerle yemyeşil gözleri kapalı bir şekilde Snape’e bakmaktan utanırken Snape daha fazla kızarak konuşur:

“Hiç akıl yok mu sende Potter? Biz seni ne için hayatta tutmaya çalışırken sen gidip kurt adamla birlikte oluyorsun. Gerçekten bir kez durup düşündün mü kurt adam seni yanlışlıkla ısırsa ne olacağını?”

Harry mümkünse daha fazla kızararak başı önünde konuşmaya çalışır:
“Sarhoştuk tamam mı? Ayrıca o sırada onu düşünebilecek kadar ayık değildik.”

Snape az önce gördüğü görüntüleri beyninden atmaya çalışarak kızgınlıkla Harry’e bakar. Böyle bir şeyi asla tahmin edemezken daha fazla bir şey söylemeyerek pelerini arkasında dalgalanarak hızla özel odasına girer.
Çarpan kapı sesiyle Harry yere diktiği başını kıpkırmızı bir şekilde kaldırır ve hızlı adımlarla Snape geri dönmeden odadan çıkar.

____________________________________________________________________________________

Harry ertesi gün akşam yemeği için büyük salonun kapısına geldiğinde aynı anda zindanlardan gelen Snape’le karşılaştığında pancar gibi kızarır. Snape’e bakmamaya çalışarak hızlı adımlarla Gryffindor masasına ilerleyerek Ron’un yanına oturur. Arkadaşlarının iyi misin sorularına kafasını sallayarak onaylarken kafası önünde kesinlikle Snape’e bir daha bakmamaya kararlı bir şekilde tabağına yemek alır.

Bir süre arkadaşlarının sohbetlerini dinleyerek kesinlikle ve katiyen düşünceleri Snape’e kaymadan geçer.

Yemekler bitmiş herkes yavaş yavaş ortak salonlarına dağılırken Harry’de daha fazla kalmak istemez çünkü bir çift kara gözü sürekli üzerinde hisseder. Arkadaşlarını yarı ısrar yarı zorla kaldırarak ortak salonlarına götürür.

Çok geçe kalmadan yatarken aklında hala dün zindanlarda olanlar var iç çekerek yan döner. Snape’in yüz ifadesi aklından gitmiyordur. İçten içe onun kıskanmasını istemiş tabi böyle bir şey mümkün değilken hayal kırıklıklarına bir yenisini daha ekler.

Harry Remus’la nasıl birlikte olduğunu hatırlarken iç çekerek o ana gider.

Harry elinde kadehi doğum günü partisi yeni bitmiş artık reşitken istediğini yapabileceğini biliyordur. Ama o sarhoş olmayı seçmişken kapının açılmasıyla başını kaldırarak gelene bakar. İçeri siyah cüppesi içerisinde Snape girerken şaşırır. Onu görmeyi beklemiyor hızlı bir şekilde ayağa kalkmaya çalışır ama başaramayıp bir küfür eşliğinde gözlerini kapatarak geri düşer.

Snape’in yanına gelerek bir şeyler söylediğini duyar ne dediğini anlayamayacak kadar sarhoşken yavaşça gözlerini kırpıştırarak açmasıyla bir çift kara göz görmesi bir olur.
İkisi de anın getirdikleriyle donarlarken Snape boğazını temizleyerek geri çekilir ve konuşur:

“Madem içmesini bilmiyorsun neden içiyorsun Potter.”

Harry hala yakından gördüğü gözlerin etkisinde kelimeleri beyninde toparlayamazken Snape’in iç çekişi duyulur.

“Git yat Potter. Gece gece sarhoş halini çekemeyeceğim.”

Harry hafifçe başını kaldırarak ona baktıktan sonra tekrar ayağa kalkmaya çalışır. Başına giren ağrıyla tam düşecekken Snape’in belinden kavramasıyla zar zor dengesini sağlar.
Başını kaldırarak yine Snape’le göz göze geldiğinde ani bir hareketle yükselerek kedisinden bir baş daha uzun olan adamın dudaklarını kavrar.

Snape şokla kıpırdamıyor hiçbir tepki vermiyorken Harry bu fırsattan yararlanmaya kararlı daha bir hırsla ağzını açarak dudakları tekrar kavrar.

Snape’in dudakları sandığının aksine yumuşak ve davetkârken elini kaldırarak Snape’in saçlarının içine daldırır. Saçlarını köklerinden sıkı bir şekilde kavrayarak daha çok kendine çekerken Snape’ten bir tepki almaya çalışır.

Harry tam vazgeçecekken onu kendisine çeken ellerle şokla bir ses çıkararak becerebildiğince karşılık vermeye çalışır. İkisi tutku içinde uzun bir süre ayrılmamacasına öpüşürken nefesleri birbirlerine akar an donar.

Bir süre sonra belki nefes yetmezliğinden belki de olayları idrak ettiklerinden birbirlerinden yavaşça ayrılırlar.

Snape şok içinde bir süre genç olanın yüzüne baktıktan sonra konuşur:

“Ne yaptığını sanıyorsun Potter?”

Harry kızararak önüne bakmaya devam ederken kesinlikle yaptığından pişman değildir.

Harry’nin cevap vermemesi üzerine Snape kızgınlıkla mutfaktan çıkarken Harry daha fazla ayakta kalamayarak koltuğa çöker. Kendine yeni bir ateş viskisi çağırırken Kavuk’un mutfağında gürül gürül yanan ateşi izler bir süre.

Düşünceleri öpüştükleri andayken oldukça sarhoş bir Lupin’in içeri girmesiyle başını kaldırır. Lupin dengesini zar zor sağlayarak Harry’nin önündeki koltuğa yerleşir. Kendiside Harry’e uyarak ateş viskisi alırken bir dikişte büyük bir yudum alır.
Sonra harry’e dönerek peltekleşmiş sesiyle konuşmaya çalışır:
“Harryseninbuuu vaffftizzzbabanııı asslaaa anllaaayaaamaayacağıımm.”

Harry başını sallayarak anlamamasına rağmen onaylarken oda çakırkeyif Lupin’e uyarak dertleşmeye başlar.


Harry daldığı düşüncelerinden kurtularak öbür tarafına döner. Hafifçe başının altındaki yastığı düzeltirken devamının nereye gideceğini biliyor iç çeker.

____________________________________________________________________________________

Harry sabah erkenden uzun uğraşlar sonucu daldığı uykusundan uyanır. Diğer oda arkadaşlarını da kaldırarak hazırlanıp büyük salona yeni yıldan önceki son kahvaltısına iner.

Herkes konuşuyor yarın akşam ne giyeceklerini tartışıyorlarken Harry başını ellerine alarak durur öylece. Bir süre sessizce oturduktan sonra kalkarak arkadaşlarına bir mazeret uydurup dışarı çıkar.

Bahçeye çıkarak banklardan birine ilerler ve oturur. Yılbaşını hiç sevmiyor ama katlanmak zorundayken hafifçe nefesini bırakarak duman halinde yukarı çıkmasını ister.

Yavaş yavaş üşüdüğünü hissediyorken ayağa kalkarak okula girer. Bugünün ilk dersi olan iksir için tedirgin bir şekilde zindanlara iner. Sınıfın kapısından girdiğinde arkadaşlarının tedirgin bir şekilde kendisini beklediğini fark eder. Onlara bir şeyler uydurduktan sonra Ron’un yanına oturarak iksir kitabını çıkarır.

Snape kapıyı çarparak açıp içeriye girerken birkaç uyuyan öğrenci hızla başlarını kaldırır. Snape aldırmıyor masasına doğru ilerler ve koltuğuna oturur. Öğrencileri şöyle bir süzüp asasıyla tahtaya dönüp bugün ki yapacakları iksirin malzemelerini ve yapılışını yazar. Tekrar öğrencilere döndüğünde tıslamayla karışık bir ses tonunda konuşur:

“Bugün yapacağımız iksir hafıza güçlendirici bir iksir. Yapılışı ve malzemeleri tahtada yazıyor. Malzemeleri dolaptan alın. Başlayabilirsiniz.”

Snape masanın üzerinde ki kâğıtlarla ilgilenirken öğrenciler sessiz bir biçimde dolaptan malzemeleri temin edip iksiri yapmaya başlarlar.

Harry Snape’e bakmamaya çalışarak dolaptan malzemeleri alıp iksir yapımına başlarken bir yandan da büyük bir özen gösterir. Snape’in sataşmalarını bugün çekemeyecekken doğru düzgün bir iksir yapmaya kararlı bir şekilde bir tahtaya bir kazanına bakarak yapmaya başlar.

Bir saat geçmiş iksirin son malzemeleri katılıyorken tabi bu arada birkaç kazan patlamış birkaç öğrenci revire yollanmışken Harry tam olması gereken renkte ki iksirine bakar büyük bir gururla.

Snape ayağa kalkarak öğrencilerin kazanını geziyorken bir yandan da onları paylıyor Potter’ın kazanına gelince durur. Hımmlayarak kazana baktıktan sonra yan tarafta büyük bir dikkatle onlara bakmakta olan Hermione’ye dönerek konuşur:

“Bayan Granger size yüz defa kendi işinizle ilgilenmeniz gerektiğini söylemedim mi? Arkadaşınıza yardımcı olduğunuz için Gryffindor’dan 25 puan.”

Onun itirazlarına aldırmadan Harry’nin gözlerine bakarak devam eder konuşmasına:

“Arkadaşınızdan yardım aldığınız için de 25 puan daha. Diğer sefere iksirinizi kendiniz yapmayı deneyin Bay Potter.”

Snape itirazlarına aldırmadan yürüyerek masasına otururken ödevlerini verir. Zilin çalmasıyla çıkmalarını söyler. Herkesin çıkmasıyla yüzünde ufakta olsa bir gülümseme oluşur. Çünkü iksiri Harry’nin yardım almadan yaptığını biliyordur.

Harry kızmış hızlı adımlarla büyük salona gidiyorken bir yandan da söyleniyordur.

____________________________________________________________________________________

Yılbaşı günü gelmiş herkes heyecanlı bir şekilde akşam için hazırlanıyorken Harry iç çekerek gölün yanında ki banklardan birine oturur. Hafif hafif yağan karın altında düşünmemeye çalışır.

Bir süre sessizce geçtikten sonra ayağa kalkarak akşama hazırlanmak için şatoya doğru ilerler.

Akşam olmuş herkes büyük salonda toplanırken Harry kolunda Parvati Patil’le birlikte içeri girer. Yavaşça kendi masalarına doğru ilerlerken etrafına bakınır. Bakışları bir çift siyah gözle karşılaştığında kızararak önüne döner.

 

End Notes:

yorumlarınız gelirse devamı gelecektir.

 

 

Chapter Text

 

 

 

Author's Notes:

bitirmek için yazdım bu bölümü.içime sinmedi ama umarım beğenirsiniz...


 

 

 

Yılbaşı balosu büyük bir keyifle devam ediyor sesler koridorlara kadar taşıyorken Harry kollarında partneri sahte gülümsemesiyle dans etmeye devam eder.

Aslında hiç istemediği yerde hiç istemediği kişiyle dans ediyorken daha ne kadar dayanabileceğini bilmiyor iç çekmemek için zor durur.

Danslar biter şarkı değişirken Harry teşekkür ederek biraz hava alacağını söyleyip kapıdan hızlı adımlarla çıkar.

                                                ****

Harry koridorda ilerlerken arkasından sesleneni duyunca hızla nefesi tutup döner.

“Potter! Partide olman gerekirken koridorlarda ne arıyorsun.”

Harry bir şey aramadığını sadece hava almaya dışarı çıkacağı söylerken Snape aldırmayarak onu takip etmesini söyler ve zindanlara doğru ilerler.

Harry fazla kaymak birası içtiğini biliyor başının dönmesine aldırmayarak Snape’in ne söyleyeceğini duymak için takip eder.

İkisi hızla zindanlara inip Snape’in ofisine girerlerken Harry meraklı biraz da başı dönüyor ne söyleyeceğini bekler.

Sınıfta duyulan tek ses nefesleriyken Harry her dakika daha da endişeleniyor beklemeye devam eder. Başı öne eğik bir şekilde snape’e bakmayarak bekliyorken adım seslerini duymasıyla başını kaldırarak bakar. Ne var ki başını kaldırmakta geç kalmış Snape’in dudaklarına saldırmasıyla şaşkınlıkla donakalır.

Snape daha fazla kendini tutamamış baloda onu ilk gördüğü andan beri bunu yapmak istiyor düşünmesine izin vermeyerek dudaklarını sahiplenmeye devam eder.

Harry, ne olduğunu anlaması için biraz zaman geçtikten sonra karşılık vermeye başlar.

İkisi de buna aç ikisi de istiyorken ortada duran bir engel yok birbirlerini tatmaya devam ederler.

Snape o akşamdan kalan bir istekle durmamaya kararlı bir şekilde Harry’i kapıya yaslayarak tadını almaya devam ediyor Harry’nin karşılık vermesi de ayrı bir keyifken bir an sonra nefes almak için geri çekilir. Alınları birbirlerine dayalı hızlı nefes alıp veriyorlarken Snape derinden gelen ve öpüşmekten boğuklaşmış sesiyle konuşur:

“Demek benden sonra lupin’le birlikte oldun. Ne hayal ettin potter üzerinde ki ellerin benim olduğunu mu yoksa içindekinin ben olduğumu mu?”

Harry kızarmış kekeleyerek öyle bir şey yapmadığını söylemeye çalışırken Snape aldırmayarak devam eder:

“Beni öptükten sonra lupine gitmende ne kadar düştüğünü gösterir Potter.”

Harry kekeleyerek sarhoş ve üzgün olduğunu açıklamaya çalışırken Snape daha fazla dayanamayarak tekrar eğilip dudaklarını tutkuyla kavrar.

Öpüşler gittikçe büyüyor, hızlanıyorken Harry döndürülerek geriletildiğinde düşmemeye çalışır.

Öpüşerek Snape’in özel odasına doğru giderler, snape elini kapıya dayayıp açarken açılan kapıyla odaya dalıp yatağa doğru giderler.

Üzerlerini çıkarmaya çalışarak giderlerken Harry bir an sonra kendini yatakta bulur. Tepesinde belinden yukarısı soyunuk olan Snape sırıtarak ona eğilip konuşur:

“Bugün de sarhoşsun Potter. Bakalım bunu da ona bağlayabilecek misin?”

Harry sırıtarak onu kendine çeker.

Zaman geçer inlemeler birbirine karışırken ana salonda balo devam eder.

 

End Notes:

başlarda beğenerek yazmıştım. ama o kadar büyük bir ara verdim ki sonunu bitirmek için yazdım. beğenseniz de beğenmesenizde yorum yaparsanız beni mutlu edersiniz...