Actions

Work Header

Gizli Buluşmalar

Chapter Text

 

 

 

Story Notes:

One-shot olsun istedim ama 2 bölüme ayırmaya karar verdim. Umarım hoşunuza gider. 


 

 

Harry elinde süpürgesi Quidditch Sahası’na ilerlerken bir yandan da rüzgârda karışan saçlarını düzeltmeye çalışıyordur. Yeşil gözleri parlayarak gözleriyle aynı renk olan sahaya bakar.

 

Saha dört evin renklerini simgelercesine rengârenkken Harry hafifçe gülümseyerek süpürgeye biner ve ayağını hafifçe nemli toprağa vurup havalanır. Havalanmasıyla birlikte gözünün önüne gelen siyah dağınık saçlarını çekerek Quidditch Sahası’nı tepeden dolaşırken yüzünde oluşan gülümsemeye engel olamaz.

 

Uçmayı her şeyden daha çok seviyor en çok da rüzgârın yüzüne vurması hoşuna gidiyorken belki de bu ona özgürlüğü simgeliyor Harry hızını arttırarak sahanın üstünde bir tur daha atar.

 

İzlendiğinden habersiz gülümseyerek uçuyorken aşağıda her gece uçmasını izleyen kişi ısıtma tılsımı fısıldar hafifçe havaya karışan sesiyle. Harry fark etmezken her gece hiç üşümemesinin sebebi aşağıda duruyor onun uçmasını aynı zevkle izler.

 

Harry bir süre daha uçtuktan sonra süpürgesini aşağı doğru alçaltırken gölgelerde bir şey dikkatini çeker. Oraya doğru uçarak aşağı indiğinde karanlıkta birinin dikildiğini görürken seslenerek oraya doğru ilerler.

 

“Hey! Sende kimsin?”

 

Gölgelerde ki kişi çıkarak kendini belli ederken Harry şaşırarak başını kaldırır ve Blaise Zabini’yle göz göze gelir.

 

Simsiyah gözler gözlerine bakıyor tepkisini bekliyorken Harry şaşırarak sorar:

 

“Burada ne işin var?”

 

“Neden Potter sadece sen mi gelebilirsin buraya?”

 

Harry gözlerini devirerek bir Slytherinle doğru düzgün konuşamayacağını tekrar anlarken aldırmayarak arkasını dönüp uzaklaşmaya başlar.

 

 

****

 

Harry her geceki uçuşunu tekrar yapıyorken son bir haftadır fark ettiği Blaise gölgelerde durarak her gece onu izliyordur.

 

Harry artık alışmış aldırmıyorken belki de yalnız olmadığını hissetmek hoşuna gidiyor süpürgesini onun olduğu tarafa alçaltarak iner ve yanına giderek onun yaptığı gibi duvara dayanarak oturur çimenlere.

 

Bir süre sessizce geçer kimse konuşmazken Blaise sakince oturuyor sanki Harry yanına gelmemiş gibi duruyorken Harry bir an sonra yüzünü Blaise’ye çevirerek konuşur:

 

“Her gece burada böyle oturuyor musun?”

 

Blaise bir süre daha önüne baktıktan sonra oda yüzünü kendisine çevirerek konuşur:

 

“Evet. Kafamı dinleyebileceğim tek yer burası. Sende ses yapmıyorsun zaten.”

 

Harry hafifçe gülümseyerek başını sallarken Blaise yüzüne bakıyor belliki bir şey düşünüyorken Harry önüne dönerek oturmaya devam eder sessizce.

 

 

****

 

“Hayır Potter.”

 

“Potter? Ayrıca evet Blaise biz kazanacağız.”

 

Aylar önce başlayan muhabbetleri yavaş yavaş ilerlemiş, her gece buluşarak arkadaşlıklarını ilerletmişlerken Harry Quidditch’i kazanacaklarını Blaise kazanamayacaklarını söylüyor, Harry gülerek tekrar kazanacaklarını belirtir.

 

İkisi her gece yaptıkları gibi önlerinde mutfaktan aldıkları yiyecekler oturuyorlarken Harry iç çekerek çimenlere uzanır ve parıl parıl parlayan yıldızlara bakar. Blaise’nin de aynı şeyi yapmasıyla başını o tarafa çevirirken Blaise uzun saçları çimenlere dağılmış, tek kolu başının altında bir şekilde uzanıyor, yıldızlara bakıyordur. Yıldızlar gözlerine vurarak ışık oyunları yapıyorken Harry hafifçe nefesini vererek aylardır gizli gizli buluştuğu çocukla yan yana yatmaya devam eder.

 

Bir süre sonra yanında ki baş kendisine dönerek yüzünü izlerken Harry izlenmeye izin verir.

 

Gözlerini kapatarak günün yorgunluğunu atmaya çalışırken gözlerinin önüne gelen gölgeyle gözlerini açmaz Blaise’nin ne yapacağını beklerken Blaise bir süre sonra beklenmeyeni yapıp dudaklarının üzerine kendi dudaklarını bırakır.

 

An donar Harry şaşırırken böyle bir şey beklemediği belli hafifçe Blaise’nin dudaklarına nefesini vererek şaşkınlığını belli eder.

 

Gözlerini açmaktan korkarken Blaise bir süre daha öyle durduktan sonra çekilir ve tüy gibi hafif bir dokunuşla yanağını öper. Sonra kalkarak Hogwarts’a gider arkasına bakmadan.

 

Harry onun gidişini duyuyor ama şaşkınlıktan kalkamıyorken gözlerini açarak oturur pozisyona gelir ve dönerek arkasından bakar.

 

Blaise’nin neden kendisini öptüğünü bilmiyor ama içten içe hep bunu beklemişken tepkisiz kalmasından dolayı gittiğini düşünerek iç çeker.

 

****

 

Koskoca bir ay geçer ve Blaise hiçbir gece gelmezken Harry onu özlüyor ama yalnız yakalayıp hesapta soramıyordur.

 

Geceler boyu hep onu düşünüyor aynı yere giderek her gece gelmesini bekliyorken Blaise gelmiyor hatta kendisini gördüğü yerde yine eskisi gibi davranıyordur. Harry kendisine en çokta bunun koyduğunu biliyor uykusuzluktan morarmış göz altlarıyla ruh gibi koridorda yürürken köşeyi döner ve döndüğüyle şok olur.

Kendi Blaise’si bir bedeni duvara yapıştırmış içercesine öpüyorken kendisini öpen dudaklar bu sefer başkasının üzerinde Harry bir ses çıkartarak durur öylece.

 

 

 

 

End Notes:

Kısa bir bölüm oldu. Daha fazla yazamadığım için koymaya karar verdim. 

Diğer bölümü yarın yazıp koymaya çalışacağım yorumlarınıza göre. 

Okuyorsanız eğer yorum yapmadan çıkmayın lütfen :)