Actions

Work Header

Bella'm

Work Text:

 

 

 

Story Notes:

Evet, Nightmare ile ilk hikayem :) Şiir-hikaye karışımı. Umarım beğenirsiniz :)

Hikayeyi Teoman - Mavi kuş ile küçük kız şarkısı eşliğinde okumanızı şiddetle tavsiye ediyoruz :)


 

 

Author's Notes:

Şiir Nightmare'a ait, geri kalan düz yazı bana :) İyi okumalar...


 

 

 

 

Ve işte, oradasın. Benim narin meleğim... Uyuyorsun mışıl mışıl, seni rahatsız eden hiçbir şey yok şu anda, nefeslerin rahat, güzelce uyuyorsun.

Korkuyorum, yanında kalsam? Şuraya kıvrılır beklerim, benim odanda olduğumdan haberin bile olmaz. Nefes de almıyorum, harekette etmem, söz veriyorum. Benim olduğumu anlamazsın bile, diyorum ya, farkına varmazsın. Ben beklerim sabaha kadar, sorun değil. İzlerim o güzel yüzünü, kalp atışlarının yavaş ritmini dinlerim öylece... Eğer kötü bir rüyadan kalkarsan seslen bana, ben pencerenin hemen altında, yerde oturuyorum. Ay ışığı üzerime vuruyor, kalkınca sakın korkma.

Daha çok beyaz görünmemi sağlıyor ay, lütfen korkma. İstersen yerimi değiştirip sallanan sandalyene oturabilirim. Ama o zamanda kendimi kötü hissediyorum, hastalıklı rötgenciler gibi, gözlerim yüzüne sabit, öylece bekliyorum. Yerde oturmak daha iyi hissettiriyor bana, ahh ama tabii ki karar senin.

Odanda olmamdan rahatsız oluyor musun acaba? Rahatsız olsaydın beni çoktan kovardın değil mi? İnan bana, iyi birisiyim. Senin yanında iyi birisiyim, geçmişimden bahsetmiyorum. Uyanınca sana iltifat etsem? Utanırsın herhalde. Ehh bende biraz utanırım. Ama o kadar güzelsin ki... İltifat etmemek elimde değil. Çok mu gevezeyim? En azından kendi kendime konuşuyorum. Rahatsız ediyorsam kapat çenemi.

Çok güzel uyuyorsun. Zarifçe dönüyor başın sağa sola. Kalbim kıpır kıpır oluyor uyuyuşunu izlerken. Atacakmış gibi pır pır ediyor. Ben yine uçuyorum, göklerdeyim. Bana bu duyguyu her gece yaşattığın için teşekkür ederim. Şimdi kalkıp gidiyorum desem inanır mısın? Ahh büyük ihitmalle inanırsın. Ben inanmam, kalp ile beyin ne zaman anlaşmış ki? Beynim uzak dur ondan diyor, tehlikelisin diyor, kalbim bu yapacağın en büyük aptallık olur diye bağırıyor. Bütün bu karmaşanın içinde bildiğim bir gerçek var. Sonsuza kadar değişmeyecek bir gerçek.

Seni seviyorum, Bella. Bunu sende biliyorsun. Sen beni seviyor musun? İşte bundan emin olamıyorum. Hangi insan bir canavara aşık olur ki? Ama sen olduğunu söylüyorsun, gözlerime her baktığında. Gerçekten öyle mi? Affet beni Bella, sana inanmadığımdan değil. Sadece kendime inanamıyorum, o kadar güzel şeyler yaşatıyorsun ki bana... Bir an rüyada mıyım diyesim geliyor. Hiç uyumuyorum neyse ki, bu sayede rüya olma şansım da yok oluyor.

Gözlerindeki o çözemediğim bakışı düşündükçe titriyorum. Bir yüz yıldır bunu kimse başaramadı, senden başka. Öylece uyuyorsun, içimde olan biteni bilmeden, kim bilir neler düşünüyorsun? Bilmeyi çok isterim. Ama hayır, sana mahremiyet vermek istiyorum. Aklını okuyamamam daha iyi.

Birden sesli bir şekilde gülüyorum, saniyenin onda biri kadar sürüyor. Kendimi hemen toparlayıp duvara siniyorum. Seni uyandırmaktan korkuyorum. Ama sen uyumana devam ediyorsun. Sana mahremiyet vermekten bahsederken, seni böyle izlemek... Gülmemi bu sefer bastırıyorum. Bu bana bir yüz yıl daha yeter. Bu gece seni izlemek yani. Her gece bana bir yüz yıla mal oluyorsa, benim hayatım olmuşsun demektir, Bella'm.

Kotumun arkasında duran mektubu hızla elime alıyorum. Yüz yıldır şiir yazmamıştım hiç, bu ilk oluyor. Ne kadar tehlikeli aslında, aslanın kuzuya kalbini yazması. Aslan aşık, kuzu şaşkın, ilk defa böyle bir şeyle karşılaşıyor. Avcısı ona kalbini yazmış, sonra da gidip yavaşça komidinin üzerine koyuyor. Zarfta en az kendisi kadar beyaz. İyiliği simgeliyor bu kendince. Son kez bakıyor avının yüzüne, nefes almıyor geldiğinden beri, gitmeden önce derin bir iç çekiyor, kokusu yakıyor avının boğazını. Tıpkı bende olduğu gibi. Doğruluyorum yavaşça. Arkamda seni bırakmak zor olsada, hızla pencereden gidiyorum, sessizce.

 

 

<<<< O >>>>

 

 

Mızırdanarak dönüyorum sağıma. Gözlerimi açıyorum huysuzca. Yeni bir gün daha. Kollarımı havaya kaldırarak güzelce esniyorum. Sonra birden geliyorsun aklıma. Nefeslerim hızlanıyor. Doğrularak gözlerimi odamda gezdiriyorum. Ama yoksun. Hayal kırıklığı sarıyor kalbimi, sen görmeyi beklerken, görememek...

Başımı üzgünce yastığa bırakıyorum. Kalp atışlarım normale dönüyor. Gözüm tavanda, her bir çıkıntıyı izliyor. Esneyerek yana dönüyorum, ahh hayır, daha demin kalp atışlarımın yavaşladığını mı söylemiştim? Kesinlikle yanılıyorum. Şu anda kalbim hiç olmadığı kadar hızlı atıyor. İçim kıpır kıpır, bu mutluluk bir ömre bedel.

Komidinin üzerinde duran, en az senin tenin kadar beyaz olan zarfı alıyorum elime. Üzerinde bir soru yazıyor, yüksek sesle gülüyorum.

Kim demiş vampirler şiir yazamaz diye?

Gözlerim parlıyor, açıyorum zarfı hızla. Kokun sinmiş üzerine, o kendine has olan kokunu çekiyorum içime. Zarfın içindeki sarımsı kağıdı çıkartarak, nefes bile almadan gözlerimi gezdiriyorum kağıtta. Senin inci gibi yazını görünce kalbim duruyor sanki. Birazı dağılmış mürekkebin kağıtta bıraktığı kelimeleri okuyorum hızla.

 

 

 Kırık bir sancıyım şimdi

En derinlerde seni sen için bekleyen

Uçmuşum ta derinlerden

Gökyüzü anlamsız, sensiz ben anlamsızım

 

Gözlerimdesin, her saniye seni söylerken dudaklarım

Her saniye senin için ant içerken aşka, imkânsıza

Her gece seni izlerken, köşende, sinmişken duvara

Sen benim hayatımsın, anlıyorum Bella

 

Aşığım sana, bir aslanın avına aşkı ne kadar tehlikeli olsada

Yaşıyorum eni, en umulmadık her ama her anda

Hayatımsın, yüzyıllar seninle olduğum sürece benim

Sensiz ben bir hiçim, benim masum aşkımsın, Bella'm

 

 

Edward Cullen