Actions

Work Header

Grindelwald'ın Sırrı

Chapter Text

 

 

 

Author's Notes:

Arkadaşlar ilk hikayem ve ilk bölümüm. Telefondan yazdım. İmla,anlatım bozukluklarım olabilir. İnşallah ileriki bölümlerde bu hataları yok ederim. yorumlarınızda gösterirseniz hatalarımı sevinirim:D

 


 

 

 

 

Yılın son günleri 1944

Aşkım geliyor diye bağırdı Elizabeth Durmstrang sevgilisine. Grindelwald duraksadı bir an. Şimdi mi geliyordu yani. Tam İngiltere'den çok önemli misafiri gelmek üzereyken.

Yıllardır çoğunluğun iyiliği için ekolüne uygun işler yapmış, bunun üzerine bazı çevrelerde dışlanırken, bazılarında(ki özellikle müritleri Yadigar Kovalayıcılar arasında) kahraman ilan edilmişti. Şimdiyse düşüncelerinin başlangıcını oluşturan adam, kendisinden sonra dünyanın gördüğü en iyi büyücüsü sayılan adam onu durdurmaya geliyordu. O günü hatırladı tekrar. 08.08.1899u. Ariana'nin öldüğü günü.

Albus ve o bir partiye gitmişlerdi. Ariana'yi Aberfoth'a emanet etmişlerdi. Partiden döndüklerinde bünyesi daha zayıf olan Albus fazlasıyla sarhoştu. Parti boyunca güzeller güzeli Marie'nin peşinden koşturmuş, yüz bulamayınca da kendini içkiye kaptırmıştı. Aberfoth her zamanki gibi abisini suçlamaya başladı. Her zaman sarhoş gezen, ailesini umursamayan birisi olduğunu söyledi. İşte o zaman olanlar oldu. Albus asasını Aberfoth'a salladı. Ağzından çıkan kelimeyse o ağza yakışmayacak kadar kötüydü. CRUCİO

Arkadaşı karşısında hiç bu kadar çaresiz kalmamıştı Grindelwald. Aberfoth'un da asasını çektiğini görünce bunu durdurması gerektiğini anladı. Protego diye bağırdı. Fakat karşısındaki iki kardeşin yaptığı büyüler o kadar kuvvetliydi ki basit bir kalkan büyüsü etki bile yapmadan dağıldı gitti. Bunun üstüne aklına farklı bir fikir geldi. İki kardeşin de önem verdiği kişiyi araya sokmak. Hemen uygulamaya koydu. ACCİO ARİANA.

O an zaman durmuş olmalıydı. İki kardeş de durduktan sonra yapmaya çalıştığını yanlış anlayıp ona saldırmaya başlamıştı. Belki de tarihin gördüğü en görkemli düello yaşanmaktaydı. 3 tane güçlü büyücü her iki taraflarına da sürekli büyüler yağdırmaktaydı. Fakat hesaba katmadıkları bir şey oldu. Bütün dumbledore'lar gibi sihirsel olarak güçlü olan Ariana bunları kaldırabilecek yapıya sahip değildi. Kara sevdaya tutulduğu Grindelwald ve canından çok sevdiği iki abisinin kavgasından herhangi birisinin zarar alacağını fark etmişti. O an aklına gelen en uygun büyüyü yaptı ve infilak etti. O gün işte geleceğin dönüm noktasıydı. Çünkü Albus Dumbledore bir yaz boyunca planladıkları işten vazgeçmiş, üstüne üstlük Grindelwald'ı bu olayı gerçekleştirirse hapse attırmakla tehdit etmişti. "Çoğunluğun iyiliği için" sloganına pek de hayırlı olmamıştı bu.

Bunları düşünürken titremesine engel olamadı Grindelwald. Tam bu anda şifacının tiz sesi duyuldu. "Tebrikler, bir kızınız oldu.Adını babasının koyması adettir." Kısa bir süre düşündükten sonra Emily, dedi Gellert Grindelwald bir daha göremeyeceğini bildiği kızının kulağına ve tamamladı. "EMİLY DURMSTRANG"

-----------------------------------------------

O günün öğle saatleri

Gellert James Grindelwald. Bugün mürver asayı kullanmayacaktı. Eski asasını aldı. Yapacaklarını tamamlayamamıştı ve arkasından gelenlere yeterli iz bırakamamıştı. Bugünün sonunda ölmemeliydi. Fakat öldüremezdi de. En yakın arkadaşını değil. Onu durdurmak için son kozlarını oynayacaktı.

----------------------------------------------

O günün akşamı. Nurmengard Tepesi

"Büyük ve yüce Dumbledore. Şeref verdiniz efendim" diyerek karşıladı eski dostunu Gellert. Dumbledore'un cevabı ise pek hoş değildi onun için. "Karanlık Lord, eski dostum. Yaptıkların tüm büyücü dünyasını zora sokuyor. Artık durdurulma zamanın geldi"

"Kardeşim, yaptığım çalışmaları görmelisin."dedi Gellert "Çoğunluğun iyiliği için ya mugglelara büyü gücü verebilseydik"

-Elde ettiğin mürver asanın bile bunu yapacak gücü yok Gellert. Bunu biliyor olmalısın.

Fakat bunu söylerken bile merak içindeydi Dumbledore. Acaba gerçekten mürver asa Gellert'ta mıydı? Mürver asanın mugglelara büyü gücü verme gibi bir yeteneği var mıydı?

Arkadaşının cevabını duyan Gellert'ta ise bir hüzün dalgası yayılmıştı. Artık onu ikna etme şansı olmadığını biliyordu. Tarihin gördüğü en güçlü iki büyücünün düellosu ise hiç de güçlü büyülere sahne olmamıştı. Gellert yenilgiyi kabul etmişti fakat dünyanın en iyi zihinbendarının zihnine girmeyi başarmıştı. Zihninde öldürmeyi görmeyince zaten rahatlamıştı fakat bakanlığa gönderilmek yerine Nurmengard Hapishanesi'ne hapsedilmeyi tercih etmişti. Günün birinde kızının gelip, onun başladığı işi bitireceğini biliyordu ve o zaman ona yardım etmek için hazır olacaktı.

 

End Notes:

nasıl beğendiniz mi? anlatım bozukluklarımı yorum lütfen. ve hikaye hakkındaki görüşler? Emily hiç kimseyle aynı dönem olmuyor ne yazık ki. Jamesten 20 yıl önce doğmuş. Voldemort'tansa 20 yıl sonra. Sizce Hogwats'a mı gitsin Durmstrang'a mı? Durmstrang'a giderse Varis olarak adlandırılması uygun geldi bana. Elizabeth hakkında da bölüm yazmayı düşünüyorum. Durmstrang soyunun önemi hakkında. Yapacağınız yorumlar için teşekkürler. 3 günde bir bölüm yüklemeyi düşünüyorum tatil bitene kadar. Sonra da hikayeyi bitirmeyi. Malum son senem. Hikayenin sonu için bir sürpriz de hazırladım :D