Actions

Work Header

Geçmiş ve Gelecek

Work Text:

 İnsanların içini kıpır kıpır edebilecek güzel bir bahar sabahında, ellerinde dondurmalarıyla gezen küçük çocukları kahkahalarının birbirine karıştığı öğle saatinde, her şey normal gözükmüştü takım elbise içindeki, çok ve çook uzaklardan gelen adama.
  Dünya'ya karşı her zaman saf bir ilgisi olmuştu adamın, ya da her neyse. İnsanların bir şekilde ilkellikten kurtulma çabalarına, adım adım ve inatla ilerleyişlerine içten içe hayranlık beslemişti. Ve içindekilere. Milyonlarca gezegene rağmen, yoldaşları genelde insan olurdu. Her biri farklıydı çünkü, her birinin kalıplaşmış diğer türlere nazaran farklı hayalleri, farklı acıları, farklı karakterleri vardı ve eğer elinde olsa adam her birini tek tek tanımak isterdi.
  Düşüncelerinden sıyrılışı, gökyüzüne bakarak ilerlemesi yüzünden küçük bir çocuğa çarpmasıyla oldu. Adam gülümsedi, küçük sarışın kızın kafasını okşayıp yürümeye devam ederken, gözüne bir şey çarptı. Bankta oturan yalnız biri. Yüzünü görmeden, ağlıyor olacağını tahmin edebileceğiniz bir kadın. Yavaş adımlarla banka yaklaşırken, orda olduğunu belirtmek için küçük ve resmi bir öksürük çıktı adamın ağzından. Kadının ürkerek arkaya bakışı, banka bir kaç adım kala durmasıma sebep oldu.
"..Güzel gün,  değil mi?" Temkinli adımlarla banka yaklaşıp kadının yanına oturan adam, kadının şaşkın ve hafif sinirli bakışı karşısında, ağlıyor oluşuna aldırmıyorum dercesine omuz silkti ama kadının şaşkınlığı, adamın rahatlığında değildi. Kim olduğundaydı.
"Doktor, ben." O klasik gülüşüyle elini uzatırken, kadın hala adamın yüzünü dikkatle izliyordu. Kadın biliyordu halbuki. Herkesten iyi hem de.
"Clara. Clara Oswald."
"Hah, güzel isim. Her neyse, sormamı aldırmıyorsan, ne oldu?"
  Bir sonraki o aptal rejenerasyonun aylardır yok.
"Ben.. annemle ilgili. Ölüm yıldönümü.. bilirsin." Eğer karşısında bir aptal olsaydı, bunun ne kadar berbat bir yalan olduğunu haykırabilirdi. Clara da farketmişti. Sesinde farklı bir tını vardı. Acı değildi, mutsuzluk da değil. Daha çok.. heyecan vardı. Ama Doktor, küçük yalana saygıyla davrandı.
"Üzgünüm.."
"Sağol," dedi Clara. Adam sanki vebalıymışcasına kalktı ve bir kaç adım attı. "Gitmem gerek."
"Isıracakmışım gibi davranmayı kesmelisin, hadi ama. O kadar korkunç olamam. Yakışıklıyım sanmıştım."
Doktor bir nevi kendi kendine konuşurken, Clara biraz daha geriledi.
İçindeki ses kalmasında ısrarcıydı ama Clara, gelecekte bir şeyler değiştirmekten olan korkusunun içindeki ses galip geldiğini hissetti. Herhangi yanlış bir laf, gelecekte onu tanıdığını farkettiren herhangi bir cümle her şeyi yıkabilirdi. Ve Clara'nın yalanlarla bir kaç ay, oyun oynayıp sonra terk edilmek gibi bir niyeti yoktu.
"Görüşürüz."
"Tekrar görüşeceğiz, Clara Oswald. Merak etme."
Ve Clara arkasında Doktor'u düşüncelere gömülü şekilde bırakarak uzaklaştı.