Actions

Work Header

3. Sene Macerası

Chapter Text

 

 

 

   -Göreve Doğru-

Tatilden önceki Cuma günü hazırlanmış ve yolun kenarında Percy’nin bana söylediği yerde beklemeye koyulmuştum. Acayip tipi vardı karlar bir oyana bir bu yana uçuşuyordu ve hava dondurucu bir şekilde soğuğa benziyordu. Zeus’un oğlu olunca insan anlamıyor. Yolun kenarında normal insanların yaptığı otobüs durağının bankına oturdum ve beklemeye başladım. Percy her an gelebilirdi.

Tam olarak nereye, ne için gittiğimizi bilmiyordum. Kheiron, Percy bilgi verecek diyip beni buraya yolladı diğer bir deyiş ile kamptan postaladı şimdilik .

Geleli henüz yarım saat civarı bir şey olmuştu. Karanlıkta caddenin sağ tarafından bir gürültü gelmeye başladı ,gittikçe artan bir araba sesine benziyordu. Ve karların içinden ışıkları beliriyordu hava tam kararmış değildi gün batıyor gibi bir şeydi buradan oraya gidene kadar her nereye gideceksek uzak bir yerdi sanırım. Bu kadar teçhizatlı ve dikkatli bir şekilde gönderildiğime göre.

Buzlu yolda kayarak bir kaç metre ötemde durabildi araba. Kapı açıldı Percy'di bu.

“Hey Wan hadi arabaya gir.” Dedi üşür bir halde Percy. “Tamamdır patron.” Arka tarafa baktım hafif buğulu camdan Thalia gülümseyerek el salladı. Kardeşim oluyordu Thalia. Henüz insan haline bir kaç ay önce dönüşmüştü... Bu konudan konuşmayı sevmiyordum.

Kapıyı açtım.
“Kardeşim” dedi ağlayacak gibi boynuna atladım “Seni özlemişim büyük kız kardeşim” gözünden yanağına doğru bir damla yaş süzüldü elimle sildim “Ağlama kardeşim yeniden beraberiz her şey bitti artık.”dedim ve tekrar sarıldım ..“Hey çocuklar benide ağlatacaksınız hadi içeri girinde gidelim , yolumuz uzun” içeri ilk ben oturdum. Thalia cam kenarını hep severdi oda yanıma oturdu. “Annabeth !” diye dürttüm dalmış gitmişti kafasını cama yaslamıştı biz sarılırken Bayan Jackson sürmeye koyulmuştu bile .Thalia bana nereye gittiğimizi açıkladı ve Bayan Jackson gidene kadar Percy hakkında komik anılar anlattı .Percy belli bir zaman sonra beni kurtarın cinsinden bir bakış attı ve ben araya atladım. “Hey çocuklar bilin bakalım çıktığım görevin sonunda Zeus bana ne hediye verdi?” Mutluluk içerisinde söyledim.

“Ne verdi? Ne verdi? Hadi göster Wan merak ettim!?” Percy kurtulduğu için cıvıl cıvıl sesiyle sordu “Evet kardeşim söyle babamız ne hediye verdi sana?” Thalia'da merak etmişti elime geçirmiş olduğum eldivenleri gösterdim “İşte, bunu verdi!” Percy yüzünü buruşturdu.

“ Bu ne şimdi, bir çift eldiven mi yani ?” Percy birden dalga geçiyormuşum gibi bana baktı.

“Olamaz!” diye çığlık attı Annabeth ve Thalia aynı anda. “Gerçekten bunu babammı verdi?” dedi Thalia. “ Evet”dedim bende ona.

“ Aslan postundan mı bu?” dedi Talia ve eldivenli elimi alıp bakmaya koyuldu.

“Tabi ki de hayır. Bak bunun ne olduğunu bende tam çözemedim sadece orta parmağımla yüzük parmağımı avucumu bastırınca kolumda kılıçlar belirerek elime geliyor." diyerek ağzımı konuşmak için açıyordum ki “Bu çok havalıymış dostum.” dedi Percy, konuşmaya devam ettim.

“Ve bir ikinci ödül olarak çoooook sevdiğim Tanrıça olan Artemis ile tanıştırdı beni. Biliyorsun Thalia, bizim üvey kardeşimiz gibi bir şey oluyor. Her neyse beni yanına götürdü benim için bir ayrıcalık yaptı. Zeus'un isteği ile, normalde erkeklerle konuşmuyor her neyse bana bir yay Hediye etti. Gümüşten bir yay, kullanacağım zaman okları sırtımda beliriyor. Çok havalı bunu eldivenime nasıl koyabileceğimide gösterdi. Serçe parmağımla avcuma basınca sırtımda beliriyor."

Bende henüz nasıl belirdiklerini bilmiyorum ve onunla birlikte bir kereliğine ava çıktım. Yardımcısı Gecegölgesi Zoe’de çok havalı fakat bir erkek olduğum için benim ile beni öldürecekmiş gibi konuşuyor. Tabi olacak o kadar yeminleri var nede olsa.” bunların hepsini alel acele söyledim.

“Ne yani sen avcılarla birlikte avamı çıktın ?” Thalia ve Annabeth aynı ağızdan söylediler yine, şaşırmış gibiydiler.

“Hayır avcılarla değil. Sadece Artemis ile alt tarafı bir kuş avladık bana ok atmanın püf noktalarını anlattı hepsi bu.” 

Derken gelmiştik zaman çok hızlı geçmişti ve şimdi tamda Westover Kışlasına bakıyordum.