Actions

Work Header

Solmayan Çiçek

Chapter Text

 Hava kararalalı üç saat kadar olmuştu. Siyahlara bürünmüş ve baştan aşağı silah kuşanmış üç silüet ağaçların gölgelerine saklanmış bekliyordu. Önlerinde kuvarsit ve granitten örülmüş heybetli bir şato uzanıyordu. Şatonun çevresinde yedi adam nöbe tutuyordu. Tüm giriş ve çıkışlar kapalıydı. Sadece tek bir odanın lambası yanıyordu. Odada on kişi vardı. Sekizi korumaydı. Diğer iki adamsa yer altı dünyasının en önde gelen isimlerindendi. Artık iş konuşma zamanının geldiğini düşünüpderi koltuklara yerleştiler.

 

 Kızıl saçları zifiri karanlıkta bile belli olan Reno dürbününü cebine yerleştirip oturduğu ağaçtan aşağı atladı. Bununla diğer iki arkadaşı da sesizce yanına geldiler. Hareketsiz durmaktan uyuşan bedenini gerip şöyle dedi: "Nihayet görüşmeye başladılar."

 

Orphan sadece başını sallayıp onayladı. Onun yerine takımdaki tek kız yargıç olan Aerith konuştu: "Pozisyonlarımızı alalım, üç dakika sonra ateşe başlayacağız." 

 

Bu sözlerin ardından Orphan daha önceden gözüne kestirdiği ağaca tırmanıp yerini aldı. Aerith de sol tarafındaki 50 mertre kadar ötede olan ağaca tırmandı. İkisi de keskin nişancıydı. Hedefleri nöbetçilerdi. İçeridekilere farkettirmeden nöbetçileri öldürmeleri gerekiyordu. Aslında bunun için sadece biri yeterli olurdu ama işleri sağlama almada bir sakınca yoktu. Aerith'in söylediği gibi üç dakika sonra silahlarını ateşlediler. Adamlar kolay lokmaydı. Aerith muhtemelen öldükten sonra bile ne olduğunu anlayamadılar diye düşündü. Nöbetçilerin aradan çekilmesini bekleyen Reno içeri girip arkadaşları için yolu temizledi. Girişte üç adam daha vardı.

 

Aerith tırmandığı ağaçtan aşağı inip Reno'nun peşinden gitti. Orphan dışarıdan gelebilecek yardıma karşı olduğu yerde kaldı.

 

Odada ki sekiz adamı halletmekte de hiç zorlanmadılar. Adamlar çok zayıftı. Reno yer altında bu kadar tanınan heriflerin nasıl olurda bu kadar zavallı adamları olurdiye düşündü. Sonra farkına vardı işlerine yargıçların bakmasını beklemeyen içeride adamları olan pisliklerdi bu iki herif. Yargılama kısmını Aerith yaptı. İkisinin de tüm mal varlıklarına el koyulmasına ve 75'er yıl hapis cezasına karar kıldı. Adamların cezalarını bilekliklere işleyip kollarına bileklikleri geçirdi. Sonra girdikleri gibi rahatça çıkıp gittiler.

 

 

 

  Karargaha dönene kadar Reno akşamın sıkıcılığından bahsedip kafa ütüledi. Daha zor görevler verilmesini istiyordu ama refah bölgesindeydiler. Burada denetim sıkıydı. hırsızlık bile olmuyordu. Ayrıca yargıç olalı daha iki ay olmuştu. Ne bekliyordu. Hemen 'S' seviye görevlere verilmeyi mi? Aerith'in aklı bunlarla doluydu. Yargıç olalı daha iki ay olmuştu yeni yargıçları nasıl olsa bir daha refah göremeyecekler diye buraya gönderiyorlardı. Reno'ya kıza dursun oda bu sahte yerden gitmek istiyordu. Yedinci bölgede ejderhalar tarafından kovalanmayı yeğlerdi. Gerçi ejderha falan kalmamıştı artık. Aurumlular tarafından kovulmuşlardı. Bilmem kaç kilometre öteden kıçlarına batıyorlarmış. Çocukken ejderha görebilmek için saatlerde gökyüzüne bakardı. Ta ki bir gözetmen sırf gözleri mavi parladığı için onu alıp buraya getirene dek her gün gök yüzüne bakardı. Ailesinin onu evlatlıktan ret ettiğini öğrenene kadar kaçmak için yol aramıştı. Zaten bir yıl sonra da ölmüşlerdi. Aptal geçmiş. 

 

Geçmişi düşünmeyi bırakıp gözlerini karanlığa yumdu.