Actions

Work Header

Geçmişten Gelen Anı

Work Text:

Etrafı aydınlatan yeşil bir ışık. ardından gelen zifiri karanlık.
Harry gözlerini açtığında Hogwarts büyük salonunda olduğunu farketti. Evet, bugün Hogwarts müdüresi Mcgonagall Weasley ve Potter ailelerini Cadılar Bayramı için okula davet etmişti.
Harry ne kadar bu günden hoşlanmasa da sevdiği bu insanı kırmamak ve birazda çocuklarıyla vakit geçirmek için bu teklifi kabul etmişti.
Ama o otuz bir ekimde olanlar, onun tüm bayramlardan nefret etmesine neden oluyordu. Voldemort, ölü birisi olabilirdi, fakat onun hayatına girdiği andan beri yaptıkları Harry'yi çileden çıkartıyordu. Voldemort ölmeden önce daha çok acıçekmeliydi.
Onun ailesini katletmişti, ve daha bir çok aileyi! Çoğu kişiyi psikolojik olarak hasta etmişti. Ve Harry okul zamanında bunu ne kadar gizlese de bu etkilenenlerdendi. Okuldayken biraz daha yaşı küçüktü, bu onun daha keyifli olmasını sağlıyordu. Ancak şimdi otuzlu yaşlarına gelipte bunu düşündüğünde, bu gün onun ailesi katledilmişti. Sevinemezdi, kutlayamazdı, mutlu olamazdı. Bu düşünceler içerisinde dalgın dalgın etrafı seyrederken Ron ile Hermione'nin etrafa çeşitli süsler astıklarınıfarketti.
Ayağa kalkıp yanlarına ilerledi.
"Hey, benim asmam içinde birkaç süs yok mu?"
"Sen hakkını doldurdun." dedi Ron gülerek.
"Az önce asanla bahçedeki tüm süsleri tek büyüyle astın, unuttun mu?"
Harry başını salladı. Tabii ya, düşünürken bir yandanda diğerlerine kolaylık olsun diye birkaç büyü mırıldanmıştı..
"Harry iyi misin?" diye sordu Hermione.
Harry gülümsemeye çalışarak cevapladı.
"Evet, iyiyim, hatta süperim!"
Hermione başını sağa sola salladıktan sonra birden gözleri parladı. Harry onun böyle mutlu olmasına neden olacak şeyin ne olduğunu merak ederek arkasını döndü.
"Ginny?
Senin şu an Cadılar Bayramı için düzenlenen özel bir turnuvada olman gerekmiyor muydu?"
Ginny omzunu silkti.
"Kolay maçtı. Sinich yakalamam beş dakika falan sürdü.
Harry hayran hayran gülümsedi.
O arada Hermione eliyle Harry'yi gösterdi Ginny'ye.
Ginny anladığını belirten bir baş hareketi yaptıktan sonra Harry'nin koluna girdi.
"Harry, biraz bahçeye çıkalım mı?"
Harry karısıyla birlitte dışarı ilerlerken bir yandanda onun güzelliğinden gözlerini alamıyordu.
Giydiği siyah elbisenin üzerindeki taşlar farklı farklı renklerde parlarken saçlarıda dümdüz bir şekilde sırtından aşağı akıyordu.
"Ne ara böyle hazırlandın sen?"
Ginny içten bir kahkaha attı.
"Büyü diye birşey var Harry Potter."
Harry hayran bakışlarını sürdürerek yürümeye devam etti. En sonunda bahçeye çıkıp boş bir bank bulduklarında on beş dakika geçmişti.
"Merlin, neredeyse tüm öğrenciler dışarıda."
Harry'nin söylenmesine gülen Ginny bir an sonra ciddi bir yüz ifadesine büründü.
Elini uzatıp Harry'nin elini tuttuktan sonra konuştu:
"Harry, bu gün ile ilgili hissettiğin duyguları hissedebilmem mümkün değil. Fakat biraz anlıyorum sanırım. Ve bunu nasıl engelleyeceğimi bilmiyorum. Harry ben seni seviyorum ve birgün bile mutsuz olmanı istemiyorum."
Harry yavaş hareketlerle ellerini Ginny'nin ellerinden kurtardı ve onu kendine çekti.
"Sen yanımdayken Ginny, hiçbir şey beni mutsuz kılamaz. Sen ve onlar..." James'e bir bakış attı.
"Siz benim yaşam kaynağımsınız."
Bir süre bu pozisyonda oturduktan sonra Ron'un ufukta görülmesiyle ayrıldılar.
"Hey, Mcgonagall sizinde artık yemeğe katılmanızı istiyor. Sonra bahçedeki diğer öğrencilere döndü.
"Sizinde!"
Bahçedeki kalabalık okula akın ederken Ron Harry'nin yanına geldi.
"Kendne gelmişsin?"
"Ne demek bu?"
Ron omuz silkti,
"hiç hiç."Harry yavaş olduğunu umduğu bir şekilde Ron'un omzuna vurdu.
"Hadi içeri."
Herkes içeri de toplandığında Mcgonagall Eskiden Dumbledore'nin konuşma yaptığı bölüme geldi.
"Öncelikle davetimi kabul edip buraya gelmiş Weasley ve Potter ailelerine teşekkür ediyorum. Onlar olmasaydı, belki de şimdi Hogwarts olmayacaktı. Onlara sizin huzurunuzda birkez daha teşekkür etmek istiyorum.
Ve bir konu daha var.
çeşitli kötü anılarına rağmen burada olan bazı arkadaşlarımız var.
Dumbledore benim çok yakın arkadaşımdı ve onun söylediği bir sözü hem o anı sahiplerine hemde size söylemek istiyorum.
Ne zaman kötü anılarınızdan kurtulursanız o zaman özgürsünüzdür."
Bütün okuldan bir alkış sesi koptu. Ve Harry o an anladı. Ne olursa olsun, bu okulu seviyordu ve buna ne Cadılar Bayramı ne de Voldemort engel olabilirdi.