Actions

Work Header

Watanuki'nin Ayrilisi

Work Text:

 

Watanuki,bir rüyanın içine uyandığı anda bunun yıllardır görmediği türden,hatta yüzyıllar öncesinde bir kez gördüğünü şu ana kadar hatırlamadığı türden bir rüya olduğunu anlamıştı.Koyu,siyah bir karanlıkla çevriliydi.Gözünün alışamadığı,ama zihninin içinden görebildiği bir karanlık.

Yüreğinin heyecanlı çarpışlarına eşlik eden ayak sesleriyle ilerlemeye başladı.Nasıl unutabilmişti? Geleceğini,bu zamansız bekleyişle takas etmesinin nedenini,geçmişte kalan o tatlı hatıraların başrolündeki kadını,Yuiko-san’ı ne zaman unutmuştu...?!

Ancak bu sorular,önünde onu son gördüğü zamanki pembe kimonosuyla dikilen Yuiko-san’ı fark ettiğinde tüm anlamlarını kaybettiler.Uzun,siyah saçları omzundan aşağı süzülüyor,elindeki çubuk sigaranın külleri havada süzülerek yavaşça karanlığa karışıyordu.O da Watanuki’yi görmüştü.Bir kaç adım daha atıp aralarındaki mesafeyi kapattı.

-Uzun zaman oldu,Watanuki-kun.

O alaycı ses tonu bile aynıydı.Watanuki,gözlerinden akan sözlerle birlikte yeniden,o eski sulugöz Watanuki ye dönüştüğünü anladı.Aradan geçen yüzyıllar,edindiği beceriler,hepsi Yuiko-san ın varlığı karşısında yetersiz kalıyordu.Burnunu çekerek:

-Geri geldin,diyebildi ancak.

-Evet,dedi bir elini Watanuki’nin yüzüne koyarak.Bunu dilemiştin.

-Kalacak mısın?

Hımm...Hem evet hem hayır,çünkü bu seferki yolculuğuma seninle çıkmam istiyorum.

Bu sözlerle Watanuki şimdiye,yani içinde bulunduğu yıla,düşünce olarak ani bir geri dönüş yaşadı.Bir yanda Yuiko vardı,yüzyıllardır beklediği kadın.Diğer yanda ise Anemone,şaşkın kız...Bu yılın başında kendi ayağıyla dükkana gelmişti,onu rahat bırakmayan hayaller ve rüyalardan muzdarip bir şekilde,tıpkı bir zamanlar Watanuki’nin yaptığı gibi.Bunu fark etmemişti o zamanlar,nasıl edebilirdi,hiçbir şey hatırlamıyordu ki...!

Yuiko onun ne düşündüğünü anlamış gibi –tabi ki anlamıştı,her zaman böyle olmamış mıydı zaten?- ince dudaklarını açıp fısıldadı:

-Tesadüfler yoktur sadece hitsuzen(kader) vardır.

Watanuki,farkında olmadan,hayatını bir kaç kelimeye indirgeyen bu sözleri onunla birlikte tekrar etti.Şimdi her şey anlam kazanmıştı.Uzun bir süre evden çıkamayışı,Yuiko-san’ı unutması,hatta Anemone..Hepsi bu döngünün bir parçasıydı.dilekler gerçekleştirilmelidyi.Ve önemli olan tek şey buydu.İçi kahrolmuş bir şekilde bir adım geri attı:

-Hayır,ona bunu yapmak istemiyorum.Bu acı..kimsenin katlanmaması gereken bir şey.

Ama yuiko-san anlamlı bir gülümseme ve şu sözlerden başka anlamlı hiçbir şey bahşeymedi Watanuki’ye:

-Pekala,ama en azından ona bir elveda demelisin.

Ve sonrasında Watanuki itiraz edecek fırsat bulamadan başka bir karanlıkta belirdi.Anemone’nin bilinciydi bu.

Beklemesine gerek kalmadan bir kaç saniye sonra kısa saçları ve iri gözleriyle beraber Anemone belirdi her şşeyden habersiz.Watanuki ona uzanmak istiyor,ama üzerini yapıştırıcı gibi kaplamış siyahlık ona izin vermiyordu.Yuiko-san’ın ne hissettiğini daha da iyi anladı.Keder bütün kalbini başka duyguya ver bırakmazcasına kaplamıştı.Kız onun bu halini görünce kormuş bir şekilde:

-Watanuki-san..Neler oluyor burada?

-Anemone,fazla vaktim yok.Varlığım artık vaktinin sonuna geldi.

-Bu da ne demek?

Watanuki için onun yüzüne bakmak her saniyeyi daha da zor kılıyordu.Acele etmesi gerektiğini hissederek güçlü görünmeye çalıştı.

-Devam et dedi.Arkadaşlarını yanından ayırma,yaşa ve beni hatıralarına göm-

-Hayır!! Diye bağırdı Anemone göz yaşları içinde...Her isteğimi gerçekleştirebileceğini sözlerdin.Hayallerin zararı yok!Sadece....geri gel,lütfen!

Watanuki bir an şaşkınlıkla öğrencisine baktıktan sonra Anemone’in bilincinden kaybolup Yuiko-san’ın yanında belirdi yeniden.yuiko onun karanlığa batmış bedenini kaldırıp koluna girdi.Bu sefer yürüdüklerinde ay ışığı onlara yol gösteriyordu.Watanuki,ay ışığı altında endişelerinden arınmaya başladığını hissetti.yuiko-san bilgiç,ancak Watanukinin daha önce hiç görmediği kadar huzurlu bir şekilde gülümsedi:

-Watanuki...Watanuki...Kaderle seçimin arasındaki bağı hiç bir zaman tam olarak kavrayamadın.Beni beklemeyi sen seçtin,ve bu kaderine hizmet etti.ama bu kadar acı ikimize de yetti sanırım.Artık dinlenebiliriz,bizden öncekilerle birlikte...

-dileğin bu muydu yani?

-Kim bilir,ama sen,seninkinin gerçekleşmediğini söyleyebilir misin?

Bir saniye düşündü Watanuki,ve şaşkınlıkla yuiko-san’ın haklı olduğunu fark etti.İçinden Anemone’nin bunun farkına daha önce varmasını dileyerek Doumeki’nin gülümseyen silüetine ve Himawari-chan’ın bu kadar uzaktan bile fark edilen kıvırcık saçlarına doğru,yanında Yuiko-sanla adımlarını daha bir şevkle atarak ilerlemeye devam etti.