Actions

Work Header

Always.

Work Text:

 

 

Büyük bir ağacın kovuğunda oturuyorum. Kendi kendime mırıldanıyorum. O sırada dışarıdan sesler geliyor. Açıklayamadığım derece de garip kahverengi saçlara sahip olan kız,kızıl saçlı bir kıza bağırıyor. ''Ucube! Ucubesin sen! Seni anneme söyleyeceğim,Lily!'' Adını Lily sandığım kız,koşarak ağaca yaklaşıyor. Ben dışarı çıkıyorum,diğer kız beni gördüğü an kaçmaya başlıyor. Yerden çiçek koparıp ateş saçlı kıza doğru uçuruyorum. Kız bana gülümsüyor,melek gibi. Gölün kenarında oturuyoruz. ''O seni kıskanıyor. Sen özelsin.'' diyorum. Bir kaç gün sonra bana Hogwarts Cadılık ve Büyücülük okulundan mektup geliyor. Koşarak Lily'nin evine gidiyorum. Camına taş atıyorum,pencereye çıkıyor. Elimde tuttuğum mektubu havaya kaldırıp ona doğru sallıyorum. ''Benimkisine bak!'' diyor,bir an pencereden kayboluyor. Beklemeye başlıyorum. İki dakika sonra tekrar orada beliriyor. Kızıl uzun saçları önüne dökülüp,camdan sarkıyor. Yeşil gözleri sevinçle parlıyor. Elinde ki mektubu zaferle havaya kaldırıyor. ''Petunia'ya ya geldi mi?'' diye soruyorum. Kafasını sağa sola sallıyor. Ama üzülmediği belli oluyor. Daha sonra ki günlerde,ormanın aynı yerinde buluşuyoruz. Ona Büyücülük Dünyası ile ilgili bildiklerimi anlatıyorum. Heyecanla beni dinliyor. Zümrüt gibi olan gözleri heyecanla parlıyor. Çok başarılı olacağını anlıyorum. Ama onun yanındayken çok garip hissediyorum. Midemde kelebeklerin uçuşmasına engel olamıyorum. Ertesi gün yine yanıma geliyor,ama bu sefer gözleri kıpkırmızı. Sanırım ağlamış. ''Petunia.'' diyor kısaca. Onu neşelendirmek için elimden geleni yapıyorum. Annemin yanına gidip,Diagon yolunda Lily'nin bize eşlik edip edemeyeceğini soruyorum. Tahmin ettiğim gibi izin veriyor. Anneme daha önce ondan çok bahsetmiştim. Sonra ki gün,Diagon yoluna gidiyoruz. Gerekli kitapları alıyoruz,ve süpürgeleri. Lily beyaz bir baykuş,ben ise siyah bir tane seçiyorum. En sonunda Ollivander'in Asaları dükkanına geliyoruz. Lily'i seçen asa, 26 cm incecik S öğüt. Benimkisi 31 cm uzunluğunda özü kakao çekirdeği olan Karaağaç. En sonunda alışverişimiz bitiyor. Lily eve dönüş yolunda mutluluktan zıplıyor.

Aradan günler geçiyor. Sonunda Hogwarts'a gitme zamanı. Lily'i peronda görüyorum. Petunia ile. Petunia bağırarak konuşuyor. Sonunda Lily koşarak trene biniyor. Arkasından gidiyorum. Oturduğu yere gidiyorum. Karşısına oturuyorum. ''Korkuyorum.'' diyor. Petunia'nın dediklerini anlatıyor. Aklıma Petunia'nın bizi dinlerken yakaladığım gün geliyor. Kafasına dal düşürmüştüm. Daha sonra onun Hogwarts müdürüne yazdığı mektubu bulduğumuz gün geliyor aklıma. Ağzımı açmışken yanımıza iki çocuk geliyor. Birisinin kahverengi saçları var,gözleri yeşil. Diğerinin saçları siyah. Birisi benim,diğeri Lily'nin yanına oturuyor. Ukala gibi konuşmaya başlıyorlar. Çok geçmeden Lily,ayağa kalkıp beni de çekiştirerek kaldırıyor. Biz bölümden çıkarken çocuklardan birisi arkamdan,''Görüşürüz Sümsükus.'' diye bağırıyor. Lily arkalarından söyleniyor. Boş bir yer bulup oturuyoruz. Lily bütün yol boyunca susuyor. Ben onu izliyorum. Hava yavaşça kızıla çalmaya başlıyor. Sonunda varıyoruz.

Birinci sınıfları kayıkla götürüyorlar. Lily elimi tutuyor. Onun elini kavrıyorum,bir kayığa biniyoruz. Lily büyülenmiş gibi bakıyor etrafa. Aynı şekilde ben de ona bakıyorum. Zümrüt yeşili gözleri neşeyle parlıyor,her yeri yavaşça içine sindirerek inceliyor. Dalıp gidiyor bir an. Onu sarsıyorum,silkilenip peşimden geliyor. Sıraya giriyoruz. Korkmuş olacak ki elimi sıkı sıkı tutuyor. Seçmen Şapkanın önüne geliyoruz. İlk önce onun adı okunuyor. ''Evans,Lily!'' Elimi bırakarak yavaşça sandalyeye doğru süzülürmüşcesine doğru gidiyor. Şapka kafasına değer değmez ''Gryffindor'!'' diye bağırıyor. Gözlerimi kocaman açıyorum,inanmamışcasına ona bakıyorum. Zıplayarak ayağa kalkıyor,masasına gitmeden önce bana gülümsüyor. ''İyi şanslar.'' diye fısıldıyor. Ondan sonra benim adım okunuyor. ''Snape,Severus!'' Sandalyeye doğru gidiyorum,bu sefer şapka daha kafama değmeden ''Slytherin!'' diye bağırıyor. Gryffindor masasına bir bakış atarak kendi masama doğru gidiyorum. Lily'e bakıyorum,o da bana. Yanımda ki sarı saçlı çocuk bana sesleniyor. ''Merhaba,ben Lucius Malfoy.''Uzattığı elini sıkıyorum,gözlerim hala Lily'de. Nasıl olurda düşman olan iki eve düştüğümüzü anlamıyorum. Şölen bitiyor,ikimizde ayrı yerlere gidiyoruz. Ben zindanlara,o ise kuleye. Bundan sonra ne olacak diye düşünüyorum,bir daha konuşacak mıyız? Benden nefret mi edecek?

Kafamda düşünceler ile uykuya dalıyorum. Sabah beni Lucius uyandırıyor. Hızla giyinip ortak salondan çıkıyorum. İlk dersimiz Gryffindor ile,onu görme şansım var. Zindan merdivenlerine doğru ilerken gözüme bir kızıllık takılıyor. Kız kafasını kaldırıp bana bakıyor. ''Severus!'' Lily buraya nasıl geldi? Aynı soruyu ona soruyorum. ''Erken uyandım,ilk gördüğüm Slytherin'e sordum. O kadar kaba değillermiş...Seni görmek istiyordum.'' Beni görmek istiyordu. Ve yine o his. Midemde ki kelebekler. Elimi ona uzattım,tutup ayağa kalkıyor. Beraber iksir dersine doğru yola koyuluyoruz..  İlk günümüzde de beraberiz. Zindana girdiğimizde,Lily hemen koşarak ikimize de yer tutuyor. Çok geçmeden Profesör Slughorn geliyor. Lily her sorduğu soruya parmak kaldırıyor,üstelik hepsi doğru. Ne ara öğrendi diye düşünmeden edemiyorum. Sınıfta ki herkes şaşkın şaşkın Lily'e bakıyor. Zekasına hayran kalıyor. Evans zekasına. Lily'nin çaprazında ki çocuk bütün ders boyunca Lily'i izliyor. Zaman akıyor,ders bitiyor. Yine beraber çıkıyoruz sınıftan. Lucius bana deliymişim gibi bakıyor. Elimizde bir sürü kitap var. Yürüyoruz. Sadece yürüyoruz. O an bir kasırga esiyor. Sınıfta Lily'i izleyen çocuk ve arkadaşı koşarak aramızdan geçiyor. Lily'e bakıp gülümsüyor. Lily boş bir ifade ile onu izliyor. Gittikten sonra ''Ne aptal...'' diye söylenmeye başlıyor. Seviniyorum. Ama neden bilmiyorum. 

Zaman akıyor. Yılın sonuna geliyoruz. Lily ile beraber trene biniyoruz. O ikisi ve yanlarında diğer iki çocukla yine geliyorlar. Gözlüklü ve karışık saçları olan Lily ile konuşmaya çalışıyor. Yanında ki uzun saçlı bana laf doğrultuyor. Sulu gözlü olan ikisini izliyor. Sarı-kahverengi saçlı olan çocuk elinde ki kitabı bırakıyor. ''Yeter artık,Sirius,James.'' İkisi oflamaya başlıyor. ''Annem dibi davranmayı kes.'' diye cevap anında geliyor,üçünü de sürükleyerek dışarı çıkarmaya çalışırken ağzının içinden özür dilerim türünden bir şey geveliyor. 

 Yaz tatilinde yine beraberiz. Ablası hala bizden nefret ediyor. Lily'i ve beni ucube olarak görüyor.Beraber ödevleri yapıyoruz,çalışmalar yapıyoruz. Lily büyücülük hakkında ki her şeyi öğrendi bile. 

Zaman akıyor. 2. sınıf. Lily ile gezdiğim için herkes bana deliymişim gibi bakmaya başlıyor. Her şey aynı. Potter denen çocuk,Lily'nin peşinden koşmaya başlıyor bile.

3,4, ve 5. sınıf...Lily'den her yıl uzaklaşmaya başlıyorum. Bir gün,Potter bana bir lanet fırlatıyor. Lily ona bağırmaya başladığında,

''Sana ihtiyacım yok,bulanık.'' diyorum. O an kendime inanmıyorum,5 yıldır Lily'e asla böyle bir şey dememiştim ve demek istememiştim. Lily koşarak şatoya giriyor. Gece ondan özür dilemeyi kafama koyuyorum. Vakti gelince,Gryffindor kulesinin önünde uyuyorum. Lily ise ''Önemli değil,Sev.'' diyor sadece. 

Bana sadece o,öyle sesleniyor.

6,7 sınıf....Mezun oluyoruz. Ben kendi çevrem ile karanlık tarafa geçiyorum. Lucius,Rodolphus,Narcissa,Bellatrix...Lily evine geri dönüyor.

Üstünden fazla geçmiyor. Lily ve James'in evlendiği haberi geliyor. Çocukluktan beri aşık olduğum kadın,evlenmiş..o gece Domuz Kafasına gidiyorum. Bir süre sonra Dumbledore geliyor. Bir kadının yanına oturuyor.  "Karanlık Lord'u altedecek güce sahip olan biri ona üç kez karşı çıkmış olanlardan yedinci ay biterken doğacak. Bu erkek çocuk Karanlık Lord tarafından kendine denk olarak görülüp işaretlenecek. Ancak bu çocuğun Karanlık Lord'un bilmediği gizli güçleri olacak. İkisinden biri diğerinin elinde ölecek. Çünkü diğeri varlığını sürdürürken ikisi de yaşayamaz."

Hızla kapıyı açıyorum,karşımda ki kadın şaşkınca bana bakıyor. Hızla oradan çıkıyorum. İlerliyorum. Karanlık Lord'a doğru. Aklımda ise kehanet var...

Başardığım işin büyüklüğünden beni tebrik ediyor. Aklımda ise o doğacak çocuğun kim olacağı var...7. aydayız. Bir kaç gün kalmış olmalı.

Zaman geçiyor,karanlık yükseliyor. Korkunç zamanlar. Çok korkunç. Kendimden nefret ediyorum. Kehanetin üstünden 1 yıl geçiyor. O gün,Lily Potter ve James Potter'ın oğlunun kehanette ki olduğunu öğreniyoruz. Sır tutucuları,saklandıkları yeri lorda söylüyor. 

Dumbledore ile yaptığımız konuşmalar,Lily'i korumak için yaptıklarım..Boşa. Hepsi boşa gidiyor. Eve gidip,odama giriyorum. Çekmeceleri karıştırıp Lily'nin mektubunu buluyorum..Ve ağlıyorum. Aylar belki de yıllar sonra ağlıyorum. Elimde Lily'nin mektubu ile,ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum. 

Bir süre sonra Potter'ların evine gidiyorum. Yavaşça,içeriye giriyorum. James Potter'ın ölü bedeni yerde yatıyor. Onu geçip,bir kısmı yıkılmış duvarı olan bir odaya giriyorum. Ağlama sesleri geliyor. Bebek ölmemiş. Yaşıyor. İçeriye girdiğimde yıkılıyorum. Hayatımın aşkı,her şeyim,korumak için her şeyi yaptığım kadın yerde yatıyor. Turuncu saçları etrafına dağılmış. İkinci bir krize hazırlıyorum kendimi. Yavaş yavaş yanına doğru ilerliyorum. Yanına eğiliyorum. Ölü bedenini kucaklıyorum.

Ölü bir bedene sarılıyorum.

Ölmüş olmasına rağmen ona sarılıyorum.

Yılların acısını çıkarırcasına sarılıyorum. Dışarı da fırtına başlıyor. Şimşekler çakıyor. Sanki hava ruh halime göre ayarlanmış. 

Orada onunla otururken her şeyi unutuyorum.

Zaman kavramı kalmıyor. Sadece o ve ben. Ölü bir beden ve ben. Lily ve ben. 

Tekrar nefret ediyorum kendimden,o kehaneti asla söylemeseydim Lily hayatta olacaktı.  

Soğumuş,ölü bedenini bırakamıyorum. Daha sıkı sarılıyorum. Daha fazla şimşek çakıyor. Yıllardır içimde tutuklarım dışa vuruyor. Dayanamıyorum,ne kadar oturduğumu bilmeksizin asamı çıkarıyorum. Beybeyaz bir örtü yaratıyorum. Lily'i üstüne koyuyorum. Kafasına çiçekten bir taç yaratıyorum. Eline de,bir tür ottan yapılmış bir demet. Onu ilk gördüğüm gün,ona uçurduğum o ottan olan bir demet.

Gözlerimi kapatıyorum,bütün anılarım gözlerimin önünden geçiyor.

Lily'i ilk görüşüm,beraber geçirdiğimiz günler,birinci sınıfta beraber olduğumuz günler,5. sınıfta ona bulanık dediğim gün....

Üstüne bir adet örtü yarattıktan sonra odadan çıkıyorum. İlk basamaktan Hogwarts arazisine cisimleniyorum. O an,Karanlık Ormanın yanında dururken kendi hayatıma bakıyorum. 

Parça parça. Kalbimi hissedemiyorum. Sanki onunla birlikte ölmüş gibi.

Hızla şatoya giriyorum. Dumbledore'un odasına doğru. ''Onları koruyacaktın,onları koruyacağını söylemiştin!'' diye bağırmaya başlıyor. Dumbledore ise her zaman ki sakin tavrı ile cevap veriyor ''Lily ve James Potter yanlış kişilere güvendiler...''

11 yıl geçiyor. Harry Potter. Lily'nin oğlu. Ve James Potter'ın. Okula başlıyor. Babasının kopyası gibi. Sadece gözleri....Gözleri Lily'nin gözlerine benziyor.

Birinci yıl,Quirinus Quirrell Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Öğretmeni oluyor.

Kafasının üstünde taşıdığı şeyin ne olduğunu sezmeye başlıyorum. Quidditch maçında Harry'nin süpürgesine lanet gönderiyor. Zorlukla da olsa engellemeye çalışıyorum. O an tribünler yanmaya başlıyor. Quirrell arkaya düşüyor. Birisinin ateşe verdiğini anlıyorum.

İkinci yıl,Sırlar Odası açılıyor. Yazının bulunduğu yerde Harry Potter bulunuyor. 

Üçüncü yıl,Sirius Black Azkabandan kaçıyor. Potter'ların sır tutucuları. Gece yarısı,Bağıran Baraka'da onu görüyorum. Cümlemi tamamlamadan sersemleşiyorum..Dışarıya çıktığımızda Remus Lupin kurt adama dönüşüyor. Harry'ye ve diğer ikisine siper oluyorum.

Dördüncü yıl,Karanlık Lord geri dönüyor. Barty Crouch Jr. Azkaban'dan kaçmış. Tuzak kuruyorlar.

Beşinci yıl,karanlık tekrar yükseliyor. Bir çok katliam oluyor. Bakanlık yılın sonuna kadar bunu yalanlıyor.

Altıncı yıl,Dumbledore'un verdiği görev. Kendimden tekrar ve tekrar nefret ediyorum. Onu öldürmem gerekiyor. Oysa herkes bunu Karanlık Lord için yaptığımı sanıyor.

''Expecto Patronum.'' diye fısıldıyorum. Asamdan gümüş bir gümüş bir Maral fırlıyor. Lily,diye hatırlatıyorum kendime. Onun patronusu maraldı. Şaşkınlıkta bakıyor bana Dumbledore,''Lily.'' diyor. ''Bunca zamandan sonra mı?'' ''Her zaman.'' diye cevaplıyorum.

Karanlık günler yükseldi. Hogwarts'ta müdür oldum. Ama kendimden nefret ediyorum. O adamın yerinde oturmaktan nefret ediyorum..

Hogwarts savaşı başlıyor çok geçmeden. Karanlık Lord beni çağırıyor. ''Severus,bu asa neden bana itaat etmiyor?'' diye soruyor bana. ''Efendim...Asa size ait. Onu siz,ondan aldınız.'' diye fısıldıyorum. Çünkü cümlesinin altında yatan imayı biliyorum. ''Zeki bir adamsın,Severus..Asa tamamen bana ait değil. Son efendisini öldüren kişiye ait. Çok iyi bir hizmetkardın,Severus. Ama sadece ben,yaşayabilirim.'' diyor. ''Öldür,Nagini.'' diye emir veriyor yılanına.

Yılanın zehri yavaş yavaş bedenime yayılırken bütün hayatım gözleriminin önünden geçiyor. Özellikle de Lily. Harry Potter,karşımda durmuş yardım etmeye çalışıyor. Göz yaşına benzer bir şey damlatıp,almasını söylüyorum. 

Son sözlerim oluyor onlar,''Bana bak,Potter. Gözlerin,annen Lily'nin ki gibi...'' Lily'nin gözlerine eş olan gözlere bakarak ölüyorum. Onu severek ölüyorum.

Harry Potter,düşünseline sıvıyı döküp içine daldı. 

''Paldır küldür gü ışığına düştü ve ayakları ılık zemine değdi. Doğrulduğunda neredeyse ıssız bir oyunalanında olduğunu gördü. Tek bir büyük çit çok uzaktaki ufuk çizgisine hükmediyordu. İki kız ileri geri sallanıyorlardı ve sıska bir oğlan da onları bir çalı kümesinin ardından gözetliyordu. Siyah saçları oldukça uzundu ve giysileri o kadar uyumsuzdu ki kasti olarak giyildiği düşünülürdü: oldukça kısalmış kot, yetişkin bir adama ait olması gereken eski püskü devasa bir ceket ve işçi gömleğine benzeyen bir gömlek.Harry oğlana yaklaştı. Snape en fazla on yaşında, soluk, minik ve sıska görünüyordu. Ablasından çok daha yükseğe sallanmakta olan küçük kızı izlerken suratında gizlenmemiş bir açgözlülük vardı. ''Lily yapma!''diye çığlık attı iki kızdan büyüğü.Ancak kız salıncağın en yüksek anında kendini havaya bıraktı, havaya yükseldi, kelimesi kelimesine havaya yükseldi, gülmekten kırılarak kendini havaya fırlattı ve oyun alanının asfaltına yapışmak yerine bir trapezci gibi havada süzüldü, fazladan uzun bir süre havada kaldı ve yumuşak bir şekilde sonunda yere indi.

''Annem sana yapmamanı söyledi!''Petunia terliklerinin topuklarını yerde sürükleyerek salıncağı çatırdama ve gıcırdama sesleri içinde durdurdu ve atlayıp ellerini kalçalarına koydu.''Annem sana izin vermediğini söyledi Lily!''

''Ama iyiyim.''dedi Lily hala kıkırdarken.''Tuney, Şuna bak. Ne yaptığıma bir bak.''Petunia etrafa bir göz attı. Oyun alanı onlar ve iki kız bilmese de Snape dışnda ıssız görünüyordu.Lily, Snape‘in gizlendiği çalıdan solmuş bir çiçek kopardı. Petunia ilerledi, belli ki hem merak hem de onaylamamazlık içinde bölünüp kalmıştı. Lily, Petunia onu tam olarak görebilecek kadar yakına gelenekadar bekledi ve avucunu uzattı. Çiçek, taç yapraklarını açıp kapayarak, sanki garip, çok kabuklu biristiridye gibi orada duruyordu.-Kes Ģunu!r14; diye haykırdı Petunia.-Sana bir zararı yok ki,r14;dedi Lily, ama yine de elini çiçeğin üzerine kapattı ve onu tekrar yere fırlattı.'' Bu doğru değil.'' dedi gözleriyle çiçeğin yere doğru süzülüşünü ve toprağa düşmesini seyrederken.''Bunu nasıl yapıyorsun?''diye ekledi, sesinde bariz bir istek vardı.

''Bu gayet açık, değil mi?'' Snape kendisini daha fazla tutamayarak çalının arkasından fırladı. Petunia çığlık attı ve salıncaklara doğru koştu, ancak Lily, gerçekten şaşırmış olmasına rağmen olduğu yerdekaldı.Snape görünümünden piimanlık duyuyor gibiydi. Lily‘e bakarken soluk kırmızı bir renk yanaklarını çerçeveledi.

''Açık olan ne?''diye sordu Lily.Snape gergin bir heyecan havasındaydı. Artık salıncakların arkasında durmakta olan uzakta kiPetunia‘ya bir göz attıktan sonra sesini alçalttı ve dedi ki,''S enin ne olduğunu biliyorum!''

''Ne demek istiyorsun'' ''Sen...sen bir cadısın.' diye fısıldadı Snape.Kız kendisine hakaret edilmiş gibi görünüyordu.

''Bu birine söylemek için hoş bir şey değil!'' Döndü ve burnu havada kardeşine doğru yöneld.

''Hayır.'' dedi Snape. Şimdi daha da koyu bir renk görünüyordu ve Harry neden o gülünç derecede büyük ceketi çıkarmadığını merak etti, bu yalnızca içindeki gömleği belli etmemek için olabilirdi.Kızların ardından aceleyle giderken tıpkı yetişkin halindeki kadar komik derecede bir yarasaya benziyordu. Sanki takılmak için en güvenli yermiş gibi duran salıncağın iki yanındaki demirlerinde nbirine biri, diğerine diğeri tutunmuş bir şekilde, iki kız bariz bir onaylamamazlıkla ona bakıyorlardı.

''Sen,''dedi Snape Lily‘e. ''Sen bir cadısın. Seni bir süredir izliyorum. Ama bunda yanlış bir şey yok.Benim annem de öyle ve ben de bir büyücüyüm.''

Petunia‘nın kahkahası soğuk su gibiydi. ''Büyücü!'' diye haykırdı, onun ani ortaya çıkışının getirdiği şokun ardından cesareti geri gelmiş gibiydi.

''Senin kim olduğunu biliyorum. Sen şu Snape denilen çocuksun! Nehrin oradaki Spinner‘s End denilen yerde yaşıyorsunuz.'' dedi Lily, ancak sesinin tonundan anlaşıldığına göre bu adres onun için zavallı bir referanstı.

  • Neden bizi gözetliyordun?r14;-Sizi gözetlemiyordum,r14;dedi Snape, gün ıĢığında terlemiĢ, rahatsız ve kirli saçlı haliyle. -Senigözetlemezdim,r14;diye ekledi kindar bir Ģekilde, -sen bir Muggle‘sın.r14;Petunia kelimeyi anlamamıĢ olsa da bu tonu yanlıĢ anlamaması imkansız gibiydi.-Lily, hadi, gidiyoruz!r14; dedi cırtlak bir sesle. Lily hemen ablasının dediğini dinledi ve Snape‘e ters tersbakarak oradan ayrıldı. Orada durup onların, oyun alanının çitlerine doğru gitmelerini seyrederken onuinceleyebilecek tek kiĢi olan Harry, Snape‘deki acı hayalkırıklığını gördü ve Snape‘in bu anı bir süredirplanladığını ancak herĢeyin tamamıyla ters gittiğini anladı...Sahne eridi ve daha Harry farkına varmadan etrafında yeniden belirdi. ġimdi küçük bir ağaçlığınordaydı. Ağaçların gövdeleri arasından gün ıĢığındaki nehrin parlamasını görebiliyordu. AğaçlarınoluĢturduğu gölgeler açık yeĢil gölgeler bırakıyordu. Ġki çocuk yüzleri birbirine dönük olarak bağdaĢkurup oturmuĢlardı. Snape sonunda ceketini çıkarmıĢtı; garip gömleği yarı güneĢte daha az tuhafgörünüyordu.-...ve Bakanlık okul dıĢında sihir yaparsan seni cezalandırabilir, mektup alırsın.r14;-Ama ben daha önce okul dıĢında sihir yaptım!r14;-Bizim için sorun yok. Henüz asalarımızı almadık. Çocukken ve buna karĢı koyamazken izin veriyorlar.Ancak onbir yaĢına geldiğinde,r14; önemle baĢını salladı, -seni eğitmeye baĢlıyorlar, sonra çok dikkatliolmalısın.r14;Kısa bir sessizlik oldu. Lily yere düĢmüĢ ince bir dalı aldı ve onu havada çevirdi, Harry onun ucundankıvılcımlar saçtığını hayal ettiğini biliyordu. Sonra dalı fırlattı, oğlana doğru eğildi ve dedi ki, -Bu doğru,değil mi? Bu bir Ģaka değil? Petunia senin bana yalan söylediği söyledi. Petunia Hogwarts diye bir yerolmadığını da söyledi. Bunlar gerçek, değil mi?r14;-Bunlar bizim için gerçek,r14;dedi Snape. -Onun için değil. Ama biz mektuplarımızı alacağız, sen ve ben.r14;-Gerçekten mi?r14; diye fısıldadı Lily.-Kesinlikle,r14;dedi Snape, berbat kesimli saçına ve garip kıyafetlerine rağmen, kızın önünde kaderineduyduğu aĢırı güvenle dolup taĢan, yayılarak oturan figüründe garip bir etkileyicilik vardı.-Peki, gerçekten baykuĢlarla mı gelecekler?r14;diye fısıldadı Lily.-Normalde evet,r14;dedi Snape. -Ancak sen bir Muggle-doğumlusun, bu nedenle okuldan birileri gelipailene durumu açıklamak zorunda kalabilir.r14;-Bunun bir farkı var mıdır, yani Muggle-doğumlu olmanın?r14;Snape tereddüt etti. Siyah gözleri hevesle, hüzünle bakan yeĢil gözlerden soluk yüze dolaĢtı, ordan dakoyu kırmızı saçlara kaydı.-Hayır,r14;dedi. -Hiçbir farkı yok.r14;-Ġyi,r14;dedi Lily rahatlayarak. Belli ki endiĢeleniyordu.-Bir sürü sihir yapabiliyorsun,r14;dedi Snape. -Bunu gördüm. Seni izlediğim zamanlarda...r14;Sesi zayıfladı, kız dinlemiyordu ancak yere uzanmıĢ bir Ģekilde ona bakmadan yukarıdaki yapraklarınoluĢturduğu gölgeyi seyrediyordu. Snape, onu tıpkı daha önce oyun alanında olduğu gibi aç gözlü birifadeyle seyrediyordu.-Sizin evde iĢler nasıl?r14;diye sordu Lily.
  • Snape‘in gözlerinde hafif bir kırıĢıklık belirdi.-Ġyi,r14;dedi.-Artık tartıĢmıyorlar mı?r14;-Ah, evet, tartıĢıyorlar,r14;dedi Snape. Bir avuç dolusu yaprak kopartıp ne yaptığının farkında olmadanonları tek tek ayırmaya baĢladı. -Ancak uzun sürmeyecek, ben gitmiĢ olacağım.r14;-Baban sihirden hoĢlanmıyor mu?r14;-O hiçbir Ģeyden fazla hoĢlanmaz,r14;dedi Snape.-Severus?r14;Kız onun adını söylediğinde Snape‘in dudakları hafif bir gülümseyiĢle kıvrıldı.-Evet?r14;-Bana yine Ruh Emicilerden bahset.r14;-Onlar hakkında neden bir Ģeyler bilmek istiyorsun?r14;-Eğer okul dıĢında büyü yaparsam--r14;-Seni bunun için Ruh Emicilere vermezler! Ruh Emiciler gerçekten çok kötü Ģeyler yapan insanlariçindir. Büyücü hapishanesi Azkaban‘ı korurlar. Sen Azkaban‘a hiç gitmeyeceksin, sen fazlasıyla--r14;Yine kırmızıya döndü ve biraz daha yaprak yoldu. Sonra Harry arkasından gelen hafif bir hıĢırtıüzerine döndü: bir ağacın arkasına saklanmakta olan Petunia, bastığı yeri unutmuĢtu.-Tuney!r14; dedi Lily sesinde ĢaĢkınlık ve sevinçle, ancak Snape ayağa fırladı.-ġimdi gözetleyen kimmiĢ?r14;diye bağırdı. -Ne istiyorsun?r14;Petunia yakalanmanın paniğiyle nefessiz kalmıĢtı. Harry onun incitecek bir Ģeyler bulabilmek içinsavaĢtığını görebiliyordu.-Bu giydiğin Ģey de ne?r14;dedi, Snape‘in göğsüne iĢaret ederek.-Annenin bluzu mu?r14;Bir Ģaklama oldu. Petunia‘nın kafasının üzerine bir dal düĢmüĢtü. Lily çığlık attı. Dal Petunia‘nınomzuna çarptı ve kız geri doğru sendeleyerek gözyaĢlarına boğuldu.-Tuney!r14;Ancak Petunia koĢarak uzaklaĢıyordu. Lily Snape‘e döndü.-Bunu sen mi yaptın?r14;-Hayır.r14; Hem meydan okuyormuĢ hem de korkuyormuĢ gibi görünüyordu.-Sen yaptın!r14; ġimdi o da Snape‘ten geriye doğru gidiyordu. -Sen yaptın! Ona zarar verdin!r14;-Hayır--hayır, ben yapmadım!r14;Ancak bu yalan Lily‘i ikna etmedi. Son bir yakıcı bakıĢın ardından, kız kardeĢinin peĢinden koĢmayabaĢladı ve Snape periĢan ve kafası karıĢmıĢ bir halde geride kaldı...
  • Ve sahne yeniden oluĢtu. Harry etrafına bakındı. Platform Dokuz Üç Çeyrek‘teydi ve Snape yanındaona aĢırı Ģekilde benzeyen cılız, sıska yüzlü, huysuz bakıĢlı bir kadına doğru hafifçe eğilmiĢ olarakduruyordu. Snape biraz ilerlerinde duran dört kiĢilik aileye bakıyordu. Ġki kız anne babalarından birazuzakta duruyorlardı. Lily kardeĢine yalvarıyor gibiydi. Harry dinleyebilmek için yakınlarına gitti.-...Üzgünüm, Tuney, üzgünüm! Dinle--r14; KardeĢinin elini yakaladı ve Petunia her ne kadar itmeyeçalıĢsa da sımsıkı tuttu. Belki de bir kez oraya gittiğimde--hayır, dinle, Tuney! Belki de orayagittiğimde, Profesör Dumbledore‘a uğrama ve onun fikrini değiĢtirmeye ikna etme Ģansım olur!r14;-Ben--gitmek--falan--istemiyorum!r14; dedi Petunia ve elini sımsıkı tutan kız kardeĢinden kurtardı. -Benimaptal bir Ģatoya gitmeyi istediğimi mi sanıyorsun ve orada bir--bir...r14;Solgun gözleri platformda, sahiplerinin kollarında miyavlayan kedilerde, kanat çırpıp kafesleri içindenbirbirlerine öten baykuĢlarda, çoktan uzun siyah cüppelerini giymiĢ olan ve bavullarını kırmızıvagonlara yüklerken bir yandan yazın boyunca ayrı kalmanın ardından birbirlerini görmeninmutluluğuyla çığlıklar atan öğrencilerde dolandı.---sen benim, bir--bir ucube olmak istediğimi mi sanıyorsun?r14;Petunia sonunda kendini ondan kurtarmayı baĢardığında, Lily‘nin gözleri yaĢlarla doldu.-Ben bir ucube değilim,r14;dedi Lily. -Bu söylediğin korkunç bir Ģey.r14;-Sonunda olacağın o,r14; dedi Petunia büyük bir iĢtahla. -Ucubeler için özel bir okul. Sen ve Ģu Snapedenilen çocuk... tuhafsınız, siz ikiniz böylesiniz iĢte. Sizin normal insanlardan ayrılmanız iyi bir Ģey.Bizim güvenliğimiz için.r14;Petunia içtenlik dolu bir zevkle platformu inceleyip bu sahneleri içlerine çeken ailesine bir göz attı.Sonra yeniden ablasına döndü, sesi alçak ve ateĢliydi.-Müdüre yazıp onun seni alması için yalvarırken oranın bir ucube okulu olduğunu düĢünmüyordunama.r14;Petunia kırmızıya döndü.-Yalvarmak? Ben yalvarmadım!r14;-Onun cevabını gördüm. Çok kibarcaydı.r14;-Onu okumamalıydın--r14;diye fısıldadı Petunia, -o özel birĢeydi--nasıl yapabilirsin--?r14;Lily, Snape‘in durduğu yere kaçamak bir bakıĢ atarak kendisini ele verdi.Petunia nefesini hızla içine çekti.-O çocuk buldu onu! Sen ve o, sinsi sinsi odamda dolaĢıyordunuz!r14;-Hayır--dolaĢmıyorduk--r14;Bu kez de Lily savunmaya geçmiĢti. -Zarfı Severus gördü, bir Muggle‘ınHogwarts‘la temasa geçebileceğine inanmadı, hepsi bu! Diyor ki, postanede gizlice çalıĢan büyücülerolmalıymıĢ, böyle Ģeylere göz kulak--r14;-Belli ki büyücüler burunlarını her Ģeye sokuyorlar!r14; dedi artık yüzünün rengi uçup gittiğinden solgungörünen Petunia. -Ucube!r14;diye parladı kardeĢine ve öfkeyle anne babasının dikildiği yere doğruyürüdü...Sahne yeniden eridi. Hogwarts Ekspresi çayırlardan tangırdayarak geçerken Snape koridor boyuncaaceleyle ilerliyordu. Çoktan okul cüppesini giymiĢti, bu belki de korkunç Muggle giysilerinden kurtulmakiçin ilk fırsatıydı. Sonunda bir grup oğlanın gürültülü bir Ģekilde konuĢtukları bir kompartımanın önündedurdu. Camın kenarındaki köĢede bir koltukta kamburlaĢmıĢ bir halde Lily oturuyordu, yüzünü pencerekenarına yaslamıĢtı.
  • Snape kompartıman kapısını iterek açtı ve Lily‘nin karĢısına oturdu. Lily ona Ģöyle bir baktı ve sonratekrar pencereden dıĢarı bakmaya baĢladı. Ağlıyordu.-Seninle konuĢmak istemiyorum,r14;dedi sıkkın bir sesle.-Neden?r14;-Tuney benden n-nefret ediyor. Çünkü Dumbledore‘dan gelen mektubu gördük.r14;-Ne olmuĢ?r14;Ona derin bir memnuniyetsizlik bakıĢı fırlattı.-O benim kızkardeĢim!r14;-O sadece bir--r14; Son anda kendine hakim oldu; gözlerini kurulamakla fazlasıyla meĢgul olan Lilyfarkında değildi ve onu duymadı.-Ama biz gidiyoruz!r14; dedi Snape, sesindeki heyecanı gizlemeyi baĢaramayarak.-Hepsi bu! Hogwarts‘a gidiyoruz!r14;Kız baĢıyla onayladı, gözlerini kurulayıp herĢeye rağmen yarım bir tebessüm etti.-Muhtemelen Slytherinli olacaksın,r14;dedi Snape, onun birazcık da olsa neĢelendiğini görüncecesaretlenerek.-Slytherin?r14;O noktaya kadar Lily‘e de Snape‘e de herhangi bir ilgi belirtisi göstermemesine rağmen duyduğukelime karĢısında etrafına bakan, kompartımanı paylaĢtıkları oğlanlardan birini, tamamıyla pencereönündeki ikiliye odaklanmıĢ olan kiĢiyi, babasını gördü: ince, Snape gibi siyah saçlı, ancaktanımlanamaz bir Ģekilde iyi bakıldığı ve çok sevildiği belli olan anlatılamaz bir havası vardı, ki buaĢikar bir Ģekilde Snape‘in sahip olmadığı bir Ģeydi. -Kim Slytherin‘de olmak isterdi ki? Sanırım ben ayrılırdım, sen ayrılmaz mıydın?r14; diye sordu JameskarĢısındaki koltukta hayret içinde yayılarak oturan oğlana, Harry Sirius‘u hemen tanıdı. Siriusgülmüyordu.-Benim bütün ailem Slytherin‘di,r14; dedi.-Bak Ģu iĢe,r14;dedi James, -ben de senin fena görünmediğini düĢünmüĢtüm!r14;Sirius sırıttı.-Belki ben geleneği bozarım. Elinde seçenek olsa sen nereye girerdin?r14;James görünmez bir kılıcı çekiyormuĢ gibi yaptı.-Gryffindor, cesaretin kalplerde yaĢatıldığı yer! Tıpkı babam gibi.r14;Snape kısık, küçümseyen bir ses çıkardı. James ona döndü.-Bununla ilgili bir sorunun mu var?r14;-Hayır,r14; dedi Snape, ancak hafif dudak bükmesi tam tersini söylüyordu. -Eğer zeki olmaktansa kaslıolmayı--r14;
  • -Peki sen nereye gitmeyi umuyorsun, görünüĢe göre sende her ikisi de yokken?r14;diye araya girdiSirius. James kükreyerek güldü. Lily oldukça kızarmıĢ bir Ģekilde ayağa kalktı ve hoĢnutsuzluk içindebir James‘e bir Sirius‘a baktı.-Hadi Severus, gidip baĢka bir kompartıman bulalım.r14;-Oooooo...r14;James ve Sirius onun alçak sesini taklit ettiler; James önünden geçen Snape‘e çelme takmaya çalıĢtı.Kompartıman kapısı çarpılıp kapanırken -GörüĢürüz, Sümsükus!r14;diye sesi yükseldi.Ve sahne bir kez daha eriyip kayboldu...Harry bu kez kendini vermiĢ yüzlerin sıralandığı mumla aydınlatılmıĢ Bina masalarına doğru bakanSnape‘in hemen yanında duruyordu. Ve Profesör McGonagall dedi ki, -Evans, Lily!r14;Annesinin titreyen bacaklarla yürüyüp zayıf görünüĢlü tabureye oturmasını izledi. ProfesörMcGonagall Seçmen ġapkayı onun baĢına yerleĢtirdi ve Ģapka koyu kırmızı kafaya dokunduktan dahabir saniye geçti ki haykırdı,-Gryffindor!r14;Harry Snape‘in hafifçe inlediğini duydu. Lily Ģapkayı çıkarttı, Profesör McGonagall‘a verdi vealkıĢlayan Griffindor‘lara doğru aceleyle yürüdü, ancak geçerken Snape‘e bir bakıĢ attığında yüzündehafif üzgün bir gülümseyiĢ vardı.Harry Sirius‘un ona yer açmak için kenara kaydığını gördü. Kız ona bir bakıĢ attı, onu trenden tanımıĢgibi göründü ve kollarını kavuĢturup ona sırtını döndü.Listenin okunması devam etti. Harry Lupin, Pettigrew ve babasının da Griffindor masasındaki Lily veSirius‘a katıldıklarını gördü. Sonunda seçilmek için sadece bir düzine kadar öğrenci kaldığındaProfesör McGonagall Snape‘i çağırdı.Harry onunla tabureye kadar yürüdü ve Ģapkanın baĢına yerleĢtirilmesini izledi. -Slytherin!r14; diyehaykırdı Seçmen ġapka.Ve Severus Snape Lily‘den uzağa, Salon‘un diğer tarafınına doğru yürüdü, orda aralarında göğsündebir Öğrenci BaĢkanı rozetinin parlamakta olduğu ve Snape yanına otururken sırtına hafifçe vuranLucius Malfoy‘un da bulunduğu bir kalabalık neĢeyle alkıĢlıyordu...Ve sahne değiĢti...Lily ve Snape Ģatonun çimenlerinde yürüyor, belli ki tartıĢıyorlardı. Harry onları yakalayıpdinleyebilmek için acele etti. Onlara ulaĢtığında ikisinin de ne kadar uzamıĢ olduklarını fark etti.Seçmelerden sonra birkaç yıl geçmiĢ gibiydi.-...arkadaĢ olduğumuzu düĢünmüĢtüm?r14;diyordu Snape, -Yakın arkadaĢ?r14;-Öyleyiz, Sev, ama etrafta birlikte takıldığın insanların bazılarını sevmiyorum! Üzgünüm ama Avery veMulciber‘den nefret ediyorum! Mulciber! Onda ne buluyorsun Sev, o tüyler ürpertici! Mary McDonald‘ageçen gün ne yapmaya kalkıĢtı biliyor musun?r14;Lily bir sütuna uzanıp ona sırtını dayadı ve onun zayıf, solgun yüzüne baktı.-O bir Ģey değildi,r14; dedi Snape. -Bir eğlenceydi, hepsi bu--r14;-Kara büyüydü ve bunun komik olduğunu düĢünüyorsan--r14;-Peki, Potter ve arkadaĢlarının yaptıklarına ne demeli?r14; diye sordu Snape.
  • Bunu söylerken rengi tekrar uçup gitti, görünüĢe göre içerlediğini ört bas edememiĢti.-Potter ne yapmıĢ?r14; dedi Lily.-Geceleri sinsi sinsi dolaĢıyorlar. O Lupin‘de garip birĢeyler var. Nereye gidip duruyor?r14;-O hasta,r14;dedi Lily, -Onun rahatsız olduğunu söylüyorlar--r14;-Her ay dolunayda mı?r14;dedi Snape.-Teorini biliyorum,r14; dedi Lily, sesi soğuk çıkmıĢtı. -Bu arada onlara neden bu kadar takmıĢdurumdasın? Geceleri ne yaptıklarını neden umursuyorsun?r14;-Sadece sana onların herkesin sandığı kadar muhteĢem olmadıklarını göstermeye çalıĢıyorum.r14;BakıĢlarındaki yoğunluk karĢısında kız kızardı.-En azından karanlık büyü kullanmıyorlar.r14; Sesini alçalttı. -Gerçekten nankör davranıyorsun. O gecene olduğunu duydum. Sinsice Bağıran Baraka‘daki tünele gitmiĢsin ve aĢağıdaki her neyse JamesPotter seni kurtarmıĢ--r14;Snape‘in bütün yüzü buruĢtu ve ĢaĢkınlık ve öfkeyle karmakarıĢık oldu, -KurtarmıĢ? KurtarmıĢ?Kahramanı oynadığını falan mı düĢünüyorsun? Kendi postunu ve arkadaĢlarınınkini kurtarıyordu! Senhiç-sana, sana müsaade etmeyeceğim --r14;-Müsaade etmek? Müsaade?r14;Lily‘nin parlak yeĢil gözleri keskindi. Snape aynı yere geri dönmüĢtü.-Bunu demek istemedim--sadece seni kandırmalarını istemiyorum-o seni arzuluyor, James Potterseni arzuluyor!r14; Kelimeler içinden isteği dıĢında çekiliyormuĢ gibiydi. -Ve o...herkes onun... yüceQuidditch kahramanı olduğunu düĢünüor... ama değil--r14;Snape‘in sertliği ve hoĢnutsuzluğu onu tutarsız gösteriyordu ve Lily‘nin kaĢları alnında doğru dahahavaya kalkıyordu.-James Potter‘ın kendini beğenmiĢ bir gıcık olduğunu biliyorum,r14; dedi Snape‘in sözünü keserek.-Bunu bana söylemene gerek yok. Ama Mulciber ve Avery‘nin mizaçları kötü. Kötü, Sev. Onlarla nasılarkadaĢ olduğunu anlayamıyorum.r14; Harry Snape‘in Mulciber hakkındaki kınamaları duyduğundanĢüpheliydi. Onun James Potter‘a hakaret ettiğini duyduğu anda bütün vüdunu rahatlamıĢtı ve birlikteileri yürürlerken Snape‘in adımlarında yeni bir gevĢeklik vardı...Ve sahne eridi...Harry Snape‘in Karanlık Sanatlara KarĢı Savunma S.B.D.‘sinin ardından Büyük Salon‘u terk etmesiniizledi, dolaĢarak Ģatodan uzaklara ve yanlıĢlıkla James, Sirius, Lupin ve Petttigrew‘un bir kayınağacının altında oturdukları noktaya yakın bir yerlere varmasını izledi. Ancak Harry bu kez mesafesinikorudu, çünkü James‘in Severus‘ı havaya kaldırıp alay edeceğini biliyordu; ne olduğunu ve söylediğinibiliyordu ve bunları duymak ona zevk vermiyordu... Lily‘nin de gruba katılıp Snape‘i savunduğunugördü. Uzaktan Snape‘in küçük düĢmüĢlük ve öfkeyle o affedilmez kelimeyi bağırdığını duydu:-Bulanık.r14;Sahne eridi...-Üzgünüm.r14;-Ġlgilenmiyorum.r14;-Üzgünüm!r14;
  • -Nefesini boĢa harcama.r14;Gece vaktiydi.Lily üzerinde geceliğiyle Griffindor Kulesi‘nin giriĢindeki ġiĢman Hanım‘ın portesi önünde kollarınıönünde kavuĢturarak duruyordu.-Sırf Mary bana burada uyuyacağın konusunda tehditler savurduğunu söylediği için geldim.r14;-Uyuyacaktım. Yapardım. Sana asla Bulanık demek istemedim, sadece ağzımdan kaç--r14;-Ağzından kaçtı?r14; Lily‘nin sesinde en ufak bir acıma yoktu. -Artık çok geç. Seni yıllardır defalarcabağıĢladım. ArkadaĢlarımın hiçbiri seninle konuĢmama anlam bile vermiyor. Senle ve senin Ģu değerliküçük Ölüm Yiyen arkadaĢlarınla--görüyorsun ya, bunu kendin bile inkâr etmiyorsun! Kendinin de neolmaya doğru gittiğini inkar etmiyorsun! Kim-Olduğunu-Bilirsin-Sen‘e katılmak için sabırsızlanıyorsun,değil mi?r14;Snape, ağzını açtı ancak hiçbir Ģey demeden kapattı.-Artık daha fazla rol yapamam. Sen yolunu seçtin, ben de kendiminkini.r14;-Hayır--dinle, ben istememiĢtim--r14;--bana Bulanık demeyimi? Ama sen bütün Muggle doğumluları böyle çağırıyorsun Severus. Benimneden farkım olsun ki?r14;O konuĢmanın eĢiğinde mücadele ediyormuĢ gibi göründü ancak Lily yüzünde hor gören bir ifadeyledöndü ve portre deliğinden tırmandı...Koridor eridi ve sahne yeniden oluĢmadan önce biraz daha fazla zaman geçti: Harry‘ninetrafındankilerkatılaĢana kadar değiĢen Ģekiller ve renkler arasında havada uçuyormuĢ gibi oldu ve sonundaayakları karanlıkta soğuk ve terk edilmiĢ gibi görünen, rüzgarın birkaç yapraksız ağacın dallarıarasında ıslık çaldığı bir tepeye değdi. YetiĢkin Snape sık sık nefes alarak elinde asasını sıkıca tutmuĢbir Ģekilde birini ya da birĢeyleri bekliyormuĢ gibi döndü... Korkusu Harry‘e de bulaĢmıĢ gibiydi,kendisinin zarar göremeyeceğini bilmesine rağmen o da Snape‘in neyi beklediğini görmek istercesineomzunun üzerinden bir göz attı-Sonra nedensiz, çentikli bir beyaz ıĢık havada uçarak belirdi. Harry ĢimĢek çaktığını düĢündü ancakSnape‘in asası fırlamıĢtı ve o dizlerinin üzerine düĢmüĢtü.-Beni öldürme!r14;-Amacım bu değildi.r14;Dumbledore‘un cisimlenmesinin çıkardığı ses dalların arasındaki rüzgar tarafından bastırılmıĢtı.Snape‘in cüppesi bir kırbaç gibi sallanıyordu ve asadan çıkan ıĢıkta yüzü aydınlanmıĢken onunönünde dikildi.-Pekala Severus? Lord Voldemort‘un bana mesajı ne?r14;-Hayır--mesaj yok--ben kendi isteğimle buraya geldim!r14;Snape ellerini büküyordu. Düzensiz bir biçimde yayılan saçları, etrafında uçuĢurken biraz deli gibigörünüyordu.-Ben--ben buraya bir uyarı--hayır, bir rica için geldim--lütfen--r14;Dumbledore asasını Ģaklattı. Yapraklar ve otlar gece içinde etraflarında uçuĢsa da artık tepenin onoktasında, Snape‘le yüzyüze durdukları o yerde, baĢka hiçbir ses çıkmadı.
  • -Bir Ölüm Yiyen‘in benden ne gibi bir isteği olabilir ki?r14;-Ke--Kehanet... tahminler...Trelawney...r14;-Ah, evet,r14; dedi Dumbledore. -Lord Voldemort‘a ne kadarını yetiĢtirdin?r14;-HerĢeyi--duyduğum herĢeyi!r14; dedi Snape. -Bu nedenle--bu yüzden-- kehanetin Lily Evans anlamınageldiğini düĢündü!r14;-Kehanet bir kadından bahsetmiyordu,r14; dedi Dumbledore. -Temmuz‘un sonlarında doğan bir erkekçocuğundan bahsediyordu--r14;-Ne demek istediğimi biliyorsun! O bunun onun oğlu demek olduğunu düĢünüyor, onu avlayacak--hepsini öldürecek--r14;-Eğer o senin için bu kadar değerliyse,r14; dedi Dumbeldore, -eminim Lord Voldemort onun canını, seniniçin bağıĢlayacaktır? Oğluna karĢılık annesi merhamet dileyemez misin?r14;-Ona--ona sordum--r14;-Beni iğrendiriyorsun,r14; dedi Dumbledore, Harry onun sesinde daha önce hiç bu kadar saygısız bir tongörmemiĢti. Snape, biraz büzülmüĢ gibi görünüyordu. -Öyleyse senin umrunda değil demek, kocasınınve oğlunun öldürülmesi? Sen istediğini aldıktan sonra onlar ölse de olur?r14;Snape hiçbir Ģey demeden sadece Dumbledore‘a baktı.-Hepsini gizle, o zaman,r14; dedi çatlak sesle. -Onu--hepsini--koru. Lütfen.r14;-Peki sen karĢılığından ne vereceksin Severus?r14;-Kar-karĢılığında?r14; Snape Dumbledore‘a ağzı açık bakakaldı, Harry bir an için onun protestoedeceğini düĢündü ama uzun bir anın ardından -HiçbirĢey.r14; dedi.Tepe soluklaĢtı ve Harry bir Ģeyin yaralı bir hayvan kadar korkunç bir ses çıkarmakta olduğuDumbledore‘un odasında ayağa kalktı. Snape bir sandalyeye yığılmıĢ gibi görünüyordu veDumbledore acımasız bir ifadeyle tepesinde dikiliyordu. Birkaç dakika sonra Snape yüzünü kaldırdı,sanki o tepeden bu zamana yüz yıllar boyunca ıstırap içinde yaĢamıĢ bir adam gibi görünüyordu.-Ben... DüĢünmüĢtüm ki... Onları... Koruyacağını...r14;-O ve James yanlıĢ kiĢiye güvendiler,r14; dedi Dumbledore.-Tıpkı senin gibi Severus. Lord Voldemort‘un onun canını bağıĢlayacağını ummuyor muydun?r14;Snape hafifce nefes alıyordu.-Oğlu yaĢıyor,r14; dedi Dumbledore.Snape bıktırıcı bir sineği kovmak ister gibi baĢını hafifçe silkeledi.-Oğlu hayatta. Kesinlikle onun gözlerini almıĢ, kesinlikle. Lily Evans‘ın gözlerinin Ģeklini ve renginihatırlıyorsundur, eminimki?r14;-YAPMA!r14;diye böğürdü Snape. -O gitti...öldü...r14;-Bu vicdan azabı mı Severus?r14;-KeĢke...keĢke ben ölmüĢ olsaydım...r14;
  • -Bunun kime ne faydası olurdu?r14; dedi Dumbledore soğuk soğuk. -Eğer Lily Evans‘ı seviyorduysan,onu gerçekten sevmiĢtiysen, önündeki yol gayet açık.r14;Snape bir acı sisinin içinden bakıyormuĢ gibiydi, sanki Dumbeldore‘un sözlerinin ona ulaĢması zamanalıyordu.-Ne--ne demek istiyorsun?r14;-Onun neden ve nasıl öldüğünü biliyorsun. Bunun boĢ yere olmadığından emin ol. Lily‘nin oğlunukorumama yardımcı ol.r14;-Onun korumaya ihtiyacı yok. Karanlık Lord gitti--r14;-Karanlık Lord geri dönecek ve Harry Potter o zaman korkunç bir tehlikenin içinde olacak.r14;Uzun bir duraklama oldu ve Snape yavaĢça kontrolünü geri kazanıp nefesini topladi. SonundakonuĢtu, -Pekala. Pekala. Ancak asla--asla Dumbledore, söylemeyeceksin! Bu ikimizin arasındaolmalı! Yemin et! Bunu kaldıramam... özellikle de Potter‘ın oğlunu... Sözünü istiyorum!r14;-Söz, Severus, senin iyiliğini asla çıkarmayacağımr14; diye iç çekti Dumbledore, Snape‘in haĢin vekederli yüzüne bakarak. -Eğer ısrar ediyorsan...r14;Ofis kayboldu ancak anında tekrar belirdi. Snape Dumbledore‘un önünde bir aĢağı bir yukarı odayıturluyordu.---babası kadar vasat ve kendini beğenmiĢ, ısrarlı bir kural yıkıcı, kendisinin ünlü bulmaktan hoĢnut,ilgi meraklısı ve küstah--r14;-Sen görmek istediğin Ģeyi görüyorsun, Severus,r14; dedi Dumbledore gözlerini Bugünkü BiçimDeğiĢtirme‘nin bir kopyasından kaldırmadan. -Diğer öğretmenler oğlanın alçak gönüllü, cana yakın vemakul derecede yetenekli olduğunu söylüyor. Ben de kiĢisel olarak onun cazip bir çocuk olduğunudüĢünüyorum.r14;Dumbledore sayfayı çevirdi ve yine bakmaksızın konuĢtu, -Quirrell‘a göz kulak oluyorsun, değil mi?r14;Renkler fırıl fırıl döndü ve herĢey karardı, Snape ve Dumbledore fonda Noel Balosu‘nun sonkatılımcıları da yürüyerek yataklarına giderken aralarında kısa bir mesafeyle giriĢ salonun duruyordu.-Ee?r14;diye mırıldandı Dumbledore.-Karkaroff‘un iĢareti de karardı. Panikliyor, hak ettiği cezadan korkuyor; Karanlık Lord‘un düĢüĢündensonra Bakanlığa ne kadar yardımcı olduğunu biliyorsun.r14; Snape Dumbeldore‘un eğri burnununprofiline doğru baktı. -Karkaroff iĢaret yanarsa kaçmaya niyetleniyor.r14;-Öyle mi?r14; dedi Dumbledore hafif bir sesle, Fleur Delacour ve Roger Daviers kıkırdayarak arazidengeliyordu. -Ve sen de ona katılmaya imreniyorsun?r14;-Hayır,r14; dedi Snape,kara gözleri Fleur ve Roger‘ın uzaklaĢan figürleri üzerinde. -Ben öyle korkakdeğilim.r14;-Hayır,r14; diye katıldı Dumbledore. -Igor Karkaroff‘tan daha cesur bir adamsın. Bilirsin, bazendüĢünüyorum da fazka erken yargıya varıyoruz...r14;Ve ıstırap çekiyormuĢ gibi görünen Snape‘i bırakarak yürüyüp gitti...Ve Harry bir kez daha Dumbledore‘un ofisindeydi. Gece yarısıydı, masasının arkasındaki taht gibisandalyede hafifçe eğilmiĢ olan Dumbledore yarı uykulu görünüyordu. Sağ eli yana sarkmıĢtı,kararmıĢ ve yanmıĢ görünüyordu. Snape sol eliyle yoğun altın bir iksir olan kadehi Dumbledore‘unağzına devirirken diğeriyle asasını bileğe değdirerek büyüler mırıldanıyordu. Bir ya da iki dakika sonra,Dumbledore‘un gözkapakları titreyerek açıldı.
  • -Neden,r14; dedi Snape giriĢ yapmaksızın. -neden o yüzüğü taktın? Üzerinde bir lanet varmıĢ, eminimsen de fark etmiĢsindir. Neden ona dokundun?r14;Marvolo Gaunt‘un yüzünü Dumbledore‘un önünde masanın üzerinde duruyordu. ÇatlamıĢtı ve onunda önünde Griffindor‘un kılıcı duruyordu.Dumbledore yüzünü buruĢturdu.-Ben...aptallık ettim. Fazlasıyla ayartıldım ...r14;-Ne tarafından ayartıldın?r14;Dumbledore cevap vermedi.-Buraya dönmeyi baĢarman bile bir mucize!r14; Snape‘in sesi öfkeliydi. Bu yüzükte anormal derecedegüçlü bir lanet var, ki içerdiği Ģeyin sadece bu olduğunu umalım; elindeki laneti bir süreliğineyakaladım ta ki--r14;Dumbledore kararmıĢ ve iĢe yaramaz elini kaldırdı, ve bir antikaya bakıyormuĢ gibi bir ilgiyle onuinceledi.-Ġyi iĢ çıkardın, Severus. Sence ne kadar zamanım var?r14;Dumbledore‘un sesi sohbet ediyormuĢ gibiydi; sanki hava tahminlerini sormuĢtu. Snape duraksadı vesonra konuĢtu, -Bunu söyleyemem. Belki bir yıl. Bu tip bir büyü sonsuza kadar durdurulamaz. Aslınabakarsan yayılacaktır, bu zamanla güçlenecek bir tür büyü.r14;Dumbledore gülümsedi. Bir yıldan daha kısa bir süre yaĢayacağı haberi onu ne rahatsız etmiĢ ne deendiĢelendirmiĢti.-Ben çok ĢanĢlıyım, sen yanımda olduğun için son derece Ģanslıyım, Severus.r14;-Beni biraz daha erken çağırsaydın, sana daha fazla zaman kazandırabilirdim!r14; dedi Snape öfkeyle.KırılmıĢ yüzüğe ve kılıca baktı. -Yüzüğü kırmanın laneti kaldıracağını mı düĢündün?r14;-Onun gibi bir Ģey...Ģüphe yok ki,çıldırmıĢ olmalıydım...r14; dedi Dumbledore. Biraz çabaylasandalyesinde dikleĢti. -Aslında, bu hatalar ileride daha fazla sorun yaratacak.r14;Snape tamamıyla kafası karıĢmıĢ görünüyordu. Dumbledore gülümsedi.-Ben Lord Voldemort‘un çevremde oluĢturduğu plana göre hareket ediyorum. Zavallı oğlan Malfoy‘abeni öldürtme planlarında.r14;Snape, Harry‘nin sık sık yaptığı gibi Dumbledore‘un karĢısındaki sandalyeye oturdu. Harry onunDumbledore‘un lanetli eli hakkında daha fazla konuĢmak istediğini görebiliyordu ancak diğeri konuyudaha fazla uzatmayı nazikçe reddetti. Snape kaĢlarını çatarak konuĢtu, Karanlık Lord, Draco‘nunbaĢarmasını beklemiyor. Bu Lucius‘un son zamanlardaki çuvallamalarının bariz bir cezası. OnunbaĢarısız olarak faturasını ödemesini seyretmek Draco‘nun ailesine yavaĢ yavaĢ yapılan bir iĢkence.r14;-Kısacası, oğlana tıpkı bana olduğu gibi bir ölüm cezası bildirildi.r14;dedi Dumbledore. -ġimdi, iĢin doğalhalefini düĢünmeliyim, Draco baĢarısız olursa sen yapar mısın?r14;Kısa bir duraklama oldu.-Ki bence, bu da Karanlık Lord‘un planladığı Ģey.r14;-Lord Voldemort, yakın gelecekte Hogwarts‘ta bir ajana ihtiyacının kalmayacağı bir zamanıngeleceğini mi öngörüyor?r14;
  • -Okulun eninde sonunda kendi elinde olacağına inanıyor, evet.r14;-Peki ya onun eline düĢerse,r14;dedi Dumbledore neredeyse bir fısıltıyla, -Hogwarts‘taki öğrencilerikorumak için bütün gücünle mücadele edeceğine dair bana söz veriyorsun?r14;Snape sertçe baĢıyla onayladı.-Güzel. Öyleyse. Önceliğin Draco‘nun neyin peĢinde olduğunu bulman. KorkmuĢ genç bir çocuketrafındakilere olduğu kadar kendisine de zararlıdır. Ona yardım ve akıl teklif et, kabul edecektir, seniseviyor--r14;--babası iltimasını kaybettiğinden beri daha az. Draco beni suçluyor, benim zorla Lucius‘un yerinialmam gerektiğini düĢünüyor.r14;-Her neyse, sen dene. Ben kendimden ziyade oğlanın döndüreceği dolapların tesadüfî kurbanları içinendiĢeleniyorum. Sonunda, tabi ki, onu Lord Voldemort‘un gazabından kurtarmak için yapacak tekbirĢeyimiz olacak.r14;Snape‘in kaĢları havaya kalktı, sorarken sesi alaylıydı. -Ne yani sen öldürmesine izin vermeye miniyetlisin?r14;-Tam olarak değil. Beni sen öldürmelisin.r14;Sadece garip bir tıkırtıyla bozulan uzun bir sessizlik oldu. Anka kuĢu bir miktar kemiği kemiriyordu.-Bunu Ģimdi yapmamı ister misin?r14;diye sordu Snape, sesinde derin bir ironi vardı.-Yoksa mezar taĢı yazısını yazdırmak için birkaç dakika ister misin?r14;-Ah, hemen Ģimdi değil,r14; dedi Dumbledore gülümseyerek. -Sanırım o an gelecek, kendiliğindengeliĢecektir. Bu gece olanlara bakılırsa,r14; diye kurumuĢ elini iĢaret etti, -bir sene içinde gerçekleĢecek.r14;-Eğer ölmeyi umursamıyorsan,r14; dedi Snape sert sert, -neden Draco‘nun yapmasına izin vermiyorsun?r14;-O oğlanın ruhu henüz o kadar hasar almadı,r14; dedi Dumbledore. -Buna ben sebep olamam.r14;-Peki ya benim ruhum Dumbledore? Benimki?r14;-YaĢlı bir adamı acı ve küçük düĢmekten kurtarmanın ruhuna zarar verip vermeyeceğini yalnızca senbilebilirsin,r14; dedi Dumbledore. -Bu büyük iyiliği senden rica ediyorum, Severus, çünkü ChudleyCannon‘ların bu yılki ligde sonuncu bitireceklerini bildiğim kadar ölümün yaklaĢmakta olduğundan daeminim. Ġtiraf etmeliyim ki, çabuk ve acısız olmasını tercih ederim, uzatmalı ve karmakarıĢık bir halegelmesindense, mesela Greyback‘in de dahil olduğu bir tane gibi-Voldemort r15;un onu yenidençalıĢtırmaya baĢladığını duydum. Ya da yemeden önce yiyeceğiyle oynamayı seven sevgili Bellatrix.r14;Ses tonu yumuĢaktı, ancak gözleri Snape‘inkileri deliyordu tıpkı Harry‘ninkileri de deldikleri gibi, sankibahsettikleri ruh ona görülebiliyormuĢ gibiydi. Sonunda Snape yine sertçe baĢıyla onayladı.Dumbledore tatmin olmuĢ görünüyordu.-TeĢekkürler, Severus...r14;Ofis kayboldu, bu kez Snape ve Dumbledore alacakaranlıkta Ģatonun ıssız topraklarındageziniyorlardı.-Birlikte odaya kapandığınız bütün o akĢamlar boyunca Potter‘la ne yapıyorsunuz?r14; diye sordu Snapekabaca.Dumbledore bezmiĢ görünüyordu.
  • -Neden? Ona daha fazla ceza vermeye çalıĢmayacaksın değil mi Severus? Oğlan sonunda cezaolmadığı zamandan daha fazlasını cezada geçirecek.r14;-Yine babası--r14;-BakıĢları belki ama en derin mizacı daha çok annesi gibi. Harry ile zaman geçiriyorum çünkü onunlatartıĢmam gereken Ģeyler, çok geç olmadan ona aktarmam gereken bilgiler var.r14;-Bilgiler,r14; diye tekrarladı Snape. -Ona güveniyorsun... Bana güvenmiyorsun.r14;-Bu güven meselesi değil. Benim, ikimizin de bildiği gibi, kısıtlı zamanım var. Oğlana yapması gerekenĢeyi yapabilmesi için yeterli bilgiyi vermek zorundayım.r14;-Peki ben neden aynı bilgiye sahip olamıyorum?r14;-Bütün sırlarımı tek bir sepete koymamayı tercih ederim, özellikle de o sepet Lord Voldemort‘un sağkolu olarak onunla fazlaca zaman geçiriyorsa.r14;-Bunu senin emirlerin yüzünden yapıyorum!r14;-Ve çok da iyi beceriyorsun. Sakın senin kendini attığın tehlikeyi azımsadığımı düĢünme, Severus.Voldemort‘a önemli bilgiymiĢ gibi görünen Ģeyleri verip asıl gerekenleri saklamayı becerebildiğin içinhiç kimseye değil, sana güvenirim.r14;-Yine de Zihinbendi beceremeyen, sihir gücü vasat olan, ve Karanlık Lord‘un zihnine direk birbağlantısı bulunan bir çocuğa açık veriyorsun!r14;-Voldemort o bağlantıdan korkuyor,r14;dedi Dumbledore. -Harry‘nin zihnini paylaĢmanın gerçekte nasılbir Ģey olduğuna dair ufak bir tat alalı daha çok uzun zaman olmadı. Bu onun daha önce tatmadığıkadar büyük bir acıydı. Bir daha Harry‘e hükmetmeye çalıĢamayacak, bundan eminim. En azından buĢekilde.r14;-Anlamıyorum.r14;-Lord Voldemort‘un ruhu, sakatlanmıĢ haliyle, Harry‘ninki gibi ruhla yakın teması kaldıramaz. DonmuĢçelikteki dil, ateĢteki bir beden--r14;-Ruhlar? Bahsettiğimiz Ģey zihinlerdi!r14;-Harry ve Voldemort‘un olayında, birinden konuĢmak diğerinden bahsetmekle aynı Ģeydir.r14;Dumbledore yalnız olduklarından emin olmak için etrafına bir göz attı. Artık Yasak Ormanyakınlarındaydılar, ancak çevrede kimseye ait en ufak bir iz yoktu.-Sen beni öldürdükten sonra, Severus--r14;-Bana herĢeyi anlatmayı reddediyorsun, ancak yine de bu küçük hizmeti benden bekliyorsun!r14; diyehırladı Snape, Ģimdi sıska yüzde gerçek bir öfke patlak vermiĢti. -Sanki anlaĢma olmuĢ gibi kabulediyorsun Dumbledore! Belki ben fikrimi değiĢtirdim!r14;-Bana söz verdin, Severus. Ve bana borçlu olduğun hizmetlerden bahsederken, genç SlytherinarkadaĢına göz kulak olmayı kabul ettiğini düĢünüyordum?r14;Snape kızgın ve isyankar görünüyordu. Dumbledore iç çekti.-Bu gece ofisime gel, Severus, saat onbirde, böylece sana hiç güvenmediğimden bir daha Ģikâyetetmezsin...r14;Tekrar Dumbledore‘un ofisindelerdi, Dumbledore sessizce oturan Snape‘in etrafında konuĢarakyürürken pencereler karanlık, Fawkes sessizdi.
  • -Harry son ana kadar, gerçekten gerekli olana kadar bilmemeli, yoksa yapması gereken Ģeyi yapacakgücü nasıl bulabilir?r14;-Ne yapması gerekiyor?r14;-Bu Harry ile benim aramda. ġimdi iyi dinle, Severus. Bir an gelecek ki-benim ölümümden sonra-tartıĢma benimle, sözümü kesme! Lord Voldemort‘un yılanının hayatından endiĢe duyduğu bir zamangelecek.r14;-Nagini‘nin mi?r14; Snape ĢaĢırmıĢ görünüyordu.-Kesinlikle. Eğer Lord Voldemort bir gün onu emirlerini yerine getirmek üzere salmayı bırakırsa ve onusihirli bir korumanın altında güvende bekletmeye baĢlarsa, sanırım ancak o zaman Harry‘esöylemenin vakti gelmiĢtir.r14;-Ne söylemenin?r14;Dumbledore derin bir nefes aldı ve gözlerini kapattı.-Ona de ki, Lord Voldemort‘un onu öldürmeye çalıĢtığı akĢam, Lily kendi hayatını ikisi arasına birkalkan gibi koyduğunda, Öldüren Lanet Lord Voldemort‘a geri tepti ve Voldemort‘un ruhunun bir kısmıkalanından ayrılarak kendisini yıkılan binada hayatta kalan tek kiĢinin ruhunun bir yerlerine kilitledi.Lord Voldemort‘un bir kısmı Harry‘nin içinde yaĢıyor ki bu da ona yılanlarla konuĢabilme yeteneğiveriyor ve de Lord Voldemort‘un zihniyle onun nasıl olduğunu hiç anlayamadığı bir bağlantı sağlıyor.Ve Voldemort‘un fark edemediği bu ruh parçası Harry‘nin içinde güvende olduğu sürece LordVoldemort ölemez.r14;Harry iki adamı çok uzun bir tünelin sonundan izliyormuĢ gibiydi, sesleri garip bir Ģekilde kulaklarındaçınlıyordu.-Yani oğlan... oğlan ölmeli mi?r14; diye sordu Snape sükunetle.-Ve bunu Voldemort‘un kendisi yapmak zorunda, Severus. Bu zorunlu.r14;Yine uzun bir sessizlik. Sonunda Snape konuĢtu: -DüĢünmüĢtüm ki...bunca yıl boyunca...onu sırfonun için koruduğumuzu düĢünmüĢtüm. Lily için.r14;-Onu koruduk çünkü ona öğretmemiz, onu yetiĢtirmemiz ve gücünü kazanmasına yardım etmemizgerekiyordu.r14; dedi Dumbledore, gözleri hala sımsıkı kapalıydı.-Bu arada, aralarındaki bağlantı parazitli de olsa giderek güçleniyor. Bazen bundan kendisinin bileĢüphelendiğini düĢünüyorum. Eğer onu tanıyorsam, iĢleri öyle bir ayarlardı ki kendi ölümüylekarĢılaĢmayı göze aldığında, bu Voldemort‘un da sonu demek olurdu.r14;Dumbledore gözlerini açtı. Snape dehĢete düĢmüĢ görünüyordu.-Onu sırf doğru zamanda ölebilsin diye mi hayatta tuttun?r14;-ġaĢırma Severus. Bu zamana kadar kaç adam ve kadının ölümünü seyrettin?r14;-Son zamanlarda, sadece hayatını kurtaramadıklarımın,r14; dedi Snape. Ayağa kalktı. -Beni kullandın.r14;-Ne gibi?r14;-Senin için ajanlık yaptım, yalan söyledim, kendimi hayati tehlikelere attım. HerĢey Lily Potter‘ınoğlunu korumak içindi. ġimdi bana onu kurbanlık koyun gibi büyüttüğünü söylüyorsun--r14;-Bu insana dokunuyor, Severus,r14; dedi Dumbledore ciddi bir ifadeyle. -Tüm bunlardan sonra Harry‘iönemsediğin için mi değiĢtin?r14;
  • -Onu mu?r14; diye bağırdı Snape. -Expecto Patronum!r14;Ve asasının ucundan gümüĢ bir ceylan fırladı. Ofisin zeminine düĢtü, ofisi sekerek geçti vepencereden dıĢarı süzüldü. Dumbledore onun uçarak uzaklaĢmasını izledi, gümüĢü ıĢıltı solupkaybolduğunda gözleri yaĢlarla dolu olarak Snape‘e döndü.-Bunca zaman sonra bile mi?r14;-Her zaman,r14; dedi Snape.Ve sahne değiĢti. Bu kez Harry Snape‘in masasının arkasındaki Dumbledore portresiyle konuĢtuğunugördü.-Voldemort‘a Harry‘nin teyzesi ve eniĢtesinin evinden ayrılıĢının kesin tarihini vereceksin,r14; dediDumbeldore. Bunu yapmamak Ģüphe uyandırır, Voldemort sana inanıyorken onu iyi bilgilendir. Ancak,bence Harry‘nin güvenliğini sağlayacak olan kopyaları da doğru olarak kullanmalısın. Munmakzorunda kalırsan üstüne düĢeni iyi oynadığından emin ol... Senin mümkün olduğunca uzun bir süredaha Lord Voldemort‘un favorileri arasında kalacağını umuyorum, yoksa Hogwarts Carrowlarınmerhametine kalır...r14;ġimdi de Snape tanıdık olmayan bir tavernada Mundungus‘la kafa kafaya vermiĢti, Mundungus‘unyüzü tuhaf Ģekilde boĢ görünüyordu, Snape konsantrasyonla kaĢlarını çatmıĢtı.-Zümrüdü Anka YoldaĢlığına,r14; diye mırıldandı Snape, -kopyaları kullanmalarını önereceksin. Çok ÖzlüĠksir. Birbirinin aynısı Potterlar. Bu iĢe yarayabilecek tek Ģey. Bunları sana söylediğimi unut. Sankikendi fikrinmiĢ gibi söyle. Anlıyor musun?r14;-Anladım,r14; dedi Mundungus, gözleri odaksız bir Ģekilde bakıyordu...Ve Harry berrak, karanlık bir gecede süpürgesinde uçmakta olan Snape‘in yanı baĢındaydı: Ona diğerkukuletalı Ölüm Yiyenler eĢlik ediyordu, önlerinde de Lupin ve aslında George olan bir Harry... BirÖlüm Yiyen Snape‘in önüne doğru hareketlendi ve asasını çekerek tam Lupin‘in sırtına niĢan aldı.-Sectumsempra!r14;diye bağırdı Snape.Ancak Ölüm Yiyen‘in asa tutan eli hedeflenerek gönderilen büyü onu ıskaladı ve George‘un kulağınavurdu---Bir sonrakinde, Snape Sirius‘un eski yatak odasında diz çökmüĢtü. Elindeki Lily‘nin eski bir mektubunuokurken kanca burnundan aĢağıya yaĢlar süzülüyordu. Ġkinci sayfada yalnızca birkaç satır yazıyordu:ile arkadaĢ olabilirlermiĢ. Bence Gellert Grindelwald aklını kaçırmıĢ! Sevgilerimle,Lily.Snape, Lily‘nin imzasını taĢıyan sayfayı ve onun aĢkını alıp cüppesinin içine tıktı. Elinde tutmaktaolduğu fotoğrafı da yırttı ve James ile Harry‘nin olduğu parçayı çekmecelerin altına doğru atarakLily‘nin gülmekte olduğu kısmı aldı...Bu kez Phineas Nigellus aceleyle portresine geldiğinde Snape yeniden müdürün çalıĢma odasındaydı.-Müdürüm! Dean Ormanı‘nda kamp yapıyorlar! Bulanık---r14;-O kelimeyi kullanma!r14;---Granger denilen kız efendim, çantasını açarken söyledi, ben de onu duydum!r14;-Güzel. Çok güzel!r14; diye haykırdı Dumbledore‘un müdür sandalyesinin arkasında durmakta olanportresi. -ġimdi, Severus, kılıç! Unutma ki o sadece ihtiyaç ve büyük kahramanlık anlarındaalınmalıdır--ve onu senin verdiğini bilmemeli! Eğer Voldemort Harry‘nin zihinin okur da ona yardımettiğini görürse--r14;
  • -Biliyorum,r14; dedi Snape kısaca. Dumbledore‘un portesine yaklaĢtı ve onu kenara itti. Tablonunsavrulup öne açılmasıyla ortaya çıkan oyukta saklanmıĢ olan Gryffindor kılıcını aldı.-Ve bana hala bu kılıcı Potter‘a vermenin neden bu kadar önemli olduğunu söylemeyecek misin?r14; dediSnape cüppesinin üzerine seyahat pelerinini atarken.-Hayır, sanmıyorum,r14; dedi Dumbledore‘un portresi. -O onunla ne yapacağını bilir. Ve Severus, dikkatliol, George Weasley‘in kazasından sonra sana o kadar da nazik davranmayabilirler--r14;Snape kapıda döndü.-Merak etme Dumbledore,r14; dedi soğuk soğuk. -Bir planım var...r14;Ve Snape odayı terk etti. Harry DüĢünseli‘nden dıĢarı çıktı, dakikalar sonra aynı halıyle döĢenmiĢyerde uzanıyordu; Snape sanki az önce o kapıyı kapatmıĢ gibiydi.

-----

''Bunca zamandan sonra bile mi?''

''Her zaman.''