Actions

Work Header

Soğuk

Work Text:

 

 

 

Story Notes:

Bu one-shot,hikayelerine yorum atamadığım Buse'ye,yani namıdeğer elizabethrank'a gelsin efenim.Kendisinden özürlerimi bu one-shot ile diliyorum.İyi okumalar !


 

''Sana ne dedilerse umurumda değil ! ''
Genç kız bunları söyledikten sonra durdu ve karşısındaki adamın tam gözlerinin içine baktı.Onun derisini yüzüp,tuzlu suya atmak,ruhuna işkenceler çektirmek istiyordu ki bunu yapması pekala mümkündü.
''Ama benim umrumda ! İnsanlık tehlikede ve eğer ben senden ayrılmazsam,olacakları düşünmek dahi istemiyorum.''
Genç kız suratını astı,sonrasında ki öfkeli sesi,genç adamın ürkmesine sebep oldu.
''İnsanlığın tehlikede olması mı ? Senin umrunda olduğunu zannetmiyorum.''
Genç adam kaşlarını kaldırdı ve arkasını dönerek,yerde ki toprağı avuçladı.Bunu yaptıktan sonra,toprağı yere yavaşça bıraktı ve elini savurarak,çorak yerleri gösterdi.
''Birlikte neden olduğumuz onca acı ve vahşetten sonra,senle birlikte olmamı benden bekleme.Ruh ikizi olduğumuz umrumda bile değil.Senden artık korkuyorum ve eğer senden ayrılmazsam,lanetli bir insan olarak öleceğim.''
Genç kız buz gibi bakışlarını adamın üstüne sabitledi.İçindeki öfkeyi bir kenara attı,sesinin duygusuz çıkmasına zahmet etti.Aksine sesi bıçağın demire sürttüğündeki sesi gibi çıkmıştı,soğuk ve korkunç.
''Tamam.Öyle olsun.''
Uzun bir sessizlik.Adam tekrardan genç kıza baktı ve kırık bir şekilde gülümsedi.Genç kız derin bir nefes aldı,duygu maskesine büründü ve ruhunun en karanlık tarafını ortaya çıkardı.
''Ve sen,genç adam,sana...'' durdu,sesinin daha da gaddarca çıkmasına dikkat ederek konuştu.
''Yeni sevgilinle mutluluklar dilerim.''

-------------------------------------

Kapının önünde dikilip,zile basıp basmamasına karar vermeye çalışıyordu.Yıllar önce kavga edip,ayrıldıkları ve artık ondan intikam almayı isteyen kendisiydi.Ona acı çektirecekti.Bunu eninde sonunda yapacaktı.Fakat şimdi ise o genç adamın evinin önünde duruyordu.Genç adam,kısa bir süre önce evlenmiş,hatta düğününe onu da çağırmıştı.Ne kadar ironik bir şeydi ! Çocukluğundan beri ona sırılsıklam aşıktı ve genç adam onu bir hiç uğruna,sudan sebepler öne sürerek terketmişti.İntikamını ona yavaşça işkence ederek alacaktı.Bunun verdiği zevkle gülümsedi ve kapıyı iki kez vurdu.Kapıya sandığı gibi genç adamın karısı ya da genç adamın kendisi çıkmadı.Karşısına en az 4 yaşında olan,kızıl-kahverengi saçları ve ela gözleriyle minik bir kız çocuğu çıktı.Kızın tişörtünde ''Seni seviyorum,Baba ! '' yazıyordu ve o bu kızın genç adamın kızı olduğunu anladı.Yumuşak bir ses tonuyla konuştu.Bu kıza eninde sonunda zarar verecekti ve içinde bu kıza karşı hiçbir acıma duygusu beslemiyordu.
''Ben babanın bir arkadaşıyım.Rica etsem bana onu çağırabilir misin ? ''
Küçük kız içeriye koşturdu ve peşinde babasıyla birlikte tam 35 ayak vuruşundan sonra kapıya geldi.Genç kız,adamı ilk gördüğü andan farklı bir tepki veremedi.Bir an için,intikam planlarını unutmuş,kalbi yeniden hızlıca çarpmaya başlamıştı.Sonrasında kendini hemen topladı,ulvi duygu maskesine büründü ve genç adma dikti gözlerini.Genç adam şaşırdığını belli edercesine kaşlarını çattı,küçük kızına içeriye gitmesini ve annesinin yanına yatmasını söyledi.
''Ne var ? Ne istiyorsun yine ? ''
Bunu o kadar duygusuzca söylemişti ki,o eğer eski duygulu kız olsaydı,ağlayabilirdi.Ama şimdilik o kız gitmişti,yerine soğuk ve bir mermer gibi kaskatı olan bir kız gelmişti.
''Hiçbir şey istediğim yok.Bakıyorum da,küçük bir kızın olmuş.Niye bana haber vermedin ? ''
Genç adam elini cebine soktu ve öfkeyle ona baktı.
''Sana neden haber vereyim ? Ailemizin ebedi ve ezeli düşmanı olacağını sen söylememiş miydin ? Ne oldu,bir anda sevimli küçük teyze moduna mı dönüştün ? ''
Söylediklerini umursamadı.
''Ailenizin halen ebedi ve ezeli bir düşmanıyım.Beni terketmekle hata yaptın ve bu kadınla evlenerek hatalarına bir yenisini daha ekledin.Sanki intikamın söylediklerini bilmiyorsun.Kehanetin söylediğini filan mesela..''
Genç adam dişlerini sıktı ve ona tokat atacakmış gibi elini kaldırdı ve sonra hemen indirdi.
''Kehanetin ne söylediği umrumda değil.Buradan hemen git ve ailemi yalnız bırak,seni gerizekalı.''
Genç kız,alaycı bir şekilde dudaklarını büzdü ve ayağını yere vurdu.
''Halen bir kadınla konuşmayı bilmiyorsun.Kehaneti sana hatırlatmamda fayda var.''
Genç adam donup kalmıştı ve kapıyı dahi kapatamıyordu.
Genç kız kehaneti söylerken,sırıttı.
''Eğer onu bırakıp gidersen öteye
 Ruhun acıların en kötüsünü tadacak
 Derin ateşlerde kavrulacak
 En sevdiğin varlıkların,gözünün önünde kül olacak.''
Onun yüzüne baktı.Genç adamın yüzü sararmıştı ve kapıyı tutan parmakları titriyordu.Genç kız sözlerine devam etti.
''Bunu bilir de söyler,tanrılar
 Ruh ikizleri hiçbir zaman ayrılmazlar.
 İntikam yeminini her zaman hatırla
 Ruhunu huzura kavuşturacak tek kişi vardır şu dünyada
 Onu da sen bırakıp gitmişsin,acısıyla başbaşa.''
Genç kız dudağını ısırdı,yüzüne yalandan bir acıma ifadesi kondurdu.
''Çok acı verici,değil mi ? Umarım ruhunu huzura kavuşturursun.''
Kapı arkasından kapanırken aldığı zevkle ürperdi.

----------------------------

Ruhlar her zaman bir kan damlasına muhtaçlardır.Ama bir ruh vardı ki orada,ölü olmasına rağmen,ceza çekmemesine rağmen,feryat ediyordu.Ruhu yanıp kavruluyor,ateş ruhunun derinliklerine işliyor ve hiç olmadığı kadar acı çekiyordu.
Diğer ruhların umrunda bile değildi.Ama bu ruhu acıdan çekip çıkaracak bir kişi dahi yoktu.
Tek bir kişi hariç.Bu onun ruh ikizinden başkası değildi.Ruh ikizi bırakıp gitmişti ve kehanetin söyledikleri başına teker teker geliyordu.Ona muhtaç olduğunu işte o zaman anladı.O zaman kendine lanet etti,o zaman ki aklına ve düşüncelerine.Kendisini lanetliyordu ve ruhu duyduğu derin ızdırapla kavruluyordu.
Bu anda önünde soluk bir ruh geçti ve feryatlarını duyarmışcasına ona baktı.Acı çeken ruh bu ruhun yüzüne baktığında kim olduğunu anladı.Ruh ikizi buradaydı ve onu kurtarabilirdi.
''Beni kurtar,yalvarırım sana ! ''
Ruh ikizi yanına geldi,soluk koluna dokundu ve ruh bir an için ızdırabından kurtuldu.Fakat ruh ikizi elini büyük bir hızla çekti ve diğer ruhun duyduğu acılar yeniden başladı.
''Umarım aklın başına gelmiştir,Perc.'' dedi ruh ikizi kanını donduran bir sesle.
''Ben bir ruh değilim,sende bir ölü değilsin.Fakat intikam yeminim işliyor ve seni bu acılardan bir tek ben kurtarabilirim.''
Percy'nin ruhu daha da yanmaya başladı ve genç kız kafasını anlayışla salladı.Percy ise konuşmaya zorladı kendini.
''O zaman aklım yoktu.O zaman tam bir aptaldım.Beni kurtar.Sana sadık kalacağıma söz veriyorum.''
Genç kız kafasını tekrar salladı ve ellerini yukarıya kaldırdı.
''Başka bir bedende yeniden doğacak,ismi aynı fakat yaşantısı farklı.Ama birbirimizi bulacağız,ruh ikizleri olarak.Birbirimize sadık kalacağız ve burada tekrar buluşacağız.''
Percy kafasını binbir güçlükle salladı ve acıları yavaş yavaş dindi.Genç kız kafasını ona döndürdü,ruhları dünyaya tekrar çıkarken onu dudaklarından öptü.Percy onu sonsuza dek buraya hapsettiğini biliyordu,ruh ikizini asla bir daha canlı dünyada göremeyeceğini de biliyordu.Onu derin acılara gömdüğünü ve o yaşadığı sürece onun acı çekeceğini de biliyordu.Kehanet öyle söylüyordu ve bu olay teknik olarak ruh ikizinin onu bıraktığı anlamına geliyordu.Sevdiği ve büyük bir aptallık ederek bıraktığı kız,bu kehaneti baştan beri biliyordu.
''Yeni hayatında mutlu ol,sevgilim.'' diye fısıldadı ve devam etti.
''Seni burada bekleyeceğim,acı çekecek olsam da.SEni seviyorum.'' Genç kızın yüzü silindi ve Percy onun yüzü silinmeden fısıldadı.
''Sana fazla acı çektirtmeyeceğim.Bende seni seviyorum,Annabeth..''





 

End Notes:

Bu hikayeyi grip olup da,ateşi çıkmış olarak bir halde yazdığımdan,hatalarım olabilir.Beğenmenizi umarım.