Actions

Work Header

Not Wanting

Work Text:

 

 

 

Author's Notes:

Ìyi okumalar.


 

 

Gözleri ağlamaktan şişmişti.Bakışlarını yavaşca bana çevirdi.Önceden olsa midem bulanırdı ama o an niyeyse öyle hissetmemiştim.Bir an duraksadıktan sonra dudakları belirsizce kıpırdadı.

 

“Böyle doğmayı ben seçmedim.Yıllar boyu ne kadar Slytherin`e dalga konusu olsamda asla türümden utanmadım.Ama şu an iddia ediyorum ki Safkan olarak doğmayı diliyorum ve bunun nedeni para veya asalet değil!"

 

O an ki şaşkınlığımı anlatmak gerçekten de zor.Herzaman ki sakin sesimle ona bir soru yönelttim.

 

“O zaman bunu dileme`nin sebebi nedir?”

 

Bir an için yüzünde hüzünle dolu bir gülümseme oluştu.Cevabı tek bir kelimeydi.“Aşk.”Bununla aniden çocukluğumdan beri sahip olduğum soğuk gri gözlerími onun o sıcak çikolata rengi gözlerine çevirdim.

 

“O tür şeyler sadece masallarda olur Cornelia.”

 

Bana sanki meyan kökü isteyen bir çocukmuşumcasına baktı.

 

“O zaman sence neden bu kadar çok acı çekiyorum?"

 

İşte bu soruyu yanıtlayamazdım.Gerçekten de neden bu kadar çok acı çekiyordu?Bu mantıklı mıydı?

 

"Öyle bile olsa...sence gerçekten onun için değer mi?"

 

Bir kaç saniye sonra ne kadar saçma ve olması hayal bile edilemez bir durumun içinde olduğumu fark ettim.

 

"Nereden bilebilirim ki?Hayatımın her anı bir yıldır onun hayalleriyle kaplı.Ondan nefret edíyormuşum gibi davranmak zaten yeterince zorken-"

 

"Dur bir dakika.O...Slytherin değil mi?"

 

O bana cevap vermeden sadece öylece bakarken farkında olmadan bir iç çekişle gözlerimi kapadım.

 

 

MMMMMMMMM

 

 

Farkında olmadan daha doğrusu yaşadığım duygu patlamasıyla Draco ya herşeyi yani neredeyse herşeyí anlatmıştım.Ama hala o beni acılara sürükleyen aşkıma ve kalbime sahip olan kişi'nin kendisi olduğunu bilmiyordu.

 

"Marie Cornelia,bilmem farkında mısın ama iksir ödevi yarına!"

 

Bununla ani bir sıçrama selselesi eşliğinde parşomenlere saldırdım.

 

"Nerelere daldın bakalım?.."

 

Kaşlarımı çatarak bana haylazca bakan Fred e bir kitap fırlattım.

 

"Saçmalamayı kes ve derse odaklan Weasley yoksa yarın şu anlarda Snape ile gayet romantik anlar yaşıyor olabilirsin.."

 

"Aynı Malfoy gibi konuştun.Kor-kunç!.."

 

"Çeneni kapa ve Malfoy'u bu işe karıştırma.."

 

"Tamam Marie..Sevgilini yemedik!..."

 

Harry bunun büyük bir hakaret olduğunu mırıldanırken aniden harika tınıda bir ses duyuldu.

 

"Korunmaya ihtiyacım yok.Ayrıca doğru tahmin Weasley.Bir daha sevgilimi sıkıştırmaya kalkma..."

 

Gözler büyümüştü,ana salon sessizdi.Sanki Voldemort ana salonun ortasında etekle dans ediyormuşcasına bir hava ortama hakimdi.

 

Kendi ruh halimden bahsetmeye gerek bile yoktu.Eriyordum ve adeta Nirvanın tepesinden yalpalayarak ama meraklı bir biçimde aşağı bakan bir kız çocuğu gibiydim.

 

"Marie?.."

 

Hermione'nin sesiyle gözlerimi kırpıştırdım.

 

"Ne?.."

 

Hermione bana anlamlı anlamlı bakarken sadece yanımda oturan Ginny e sarıldım ve konuşmayı reddettim.

 

"A-ama..yani Malfoy-"

 

"Sus Harry..Bu Marie'nin hayatı."