Actions

Work Header

Coven

Work Text:

 

 

 

Story Notes:

Uzun zaman sonra tekrar sizlerleyim malum ygs yorgunluğu ve ailevi sorunlar yüzünden giremiyordum umarım yeni çalışmamıda beğenirsiniz


 

 

Author's Notes:

Hey hay hoy gene ben geldim bu sefer daha farklı bir çalışmayla aranızdayım umarım beğenirsiniz arkadaşlar

 


 

 

Omzuma konan öpücükle uyanmaya zorlandım demeyi bende çok isterdim ama bildiğin iğrenç bir sesle öten alarmın sesiyle uyandım. Hassiktir diye mırıldanarak yanımdaki alarmı yere fırlattım. Yeni bir gün yine aynı boktanlık. Annemin alt kalttan bağırışını duyduğumda zorlukla yataktan kalkıp dolaptan elime geçen ilk kot pantolon ve tişörtü üzerime geçirdim. Masamda duran asamıda kot pantalonumun paçasına saklayıp derin bir nefes aldım. Annem bir daha bağırınca gözlerimi kapayıp salonu düşündüm. Tekrar gözlerimi açınca bodrumda olduğumu gördüm. Klasik ben ve bir türlü yapamadığım ışınlanma işi. Bir kere daha derin bir nefes aldım ve gözlerimi kapatınca bu sefer mutfağı düşündüm. 2 saniye sonra kendimi salonda bulunca işte bu diyip kendime beşlik çakmamak için zor durdum. Eğer bunu yapsaydım karşımda gazete okuyan babam kesinlikle deli olduğuma inanacakti. Bundan dolayı 32 diş gülümsemeyi seçtim. Babam gözlerini gazetesinden ayırmadan''Günaydın cadı.'' Diye mırıldandı. ‘'Günaydın babacığım.''diye söylendim. Üçlü koltuğa oturup masadaki tableti alıp internete girdim. ‘'Çay mı kahve mi?''diye sordum babama. Cevabı bilmeme rağmen ona bu soruları sormayı seviyordum. Babam gözlerini ayırıp ciddimisin şeklindeki bakışından sonra, asamı çıkarıp babama çay kendimede bir bardak süt yarattım. Bu arada aşağıya inen Hera hani bana diye bağırdı. ‘'Kendi işini kendin hallet Hera.'' Diyip dil çıkardım. Hera benden iki yaş küçük kardeşimdi. Hera bana aldırış etmeden yanıma oturup sütümü elimden alıp içmeye başladı. Tam sesimi çıkarıcakken annemin ayak sesleri duyuldu ve karşımdaki koltuğa oturdu. ‘'Bendis seninle bir şey konuşmak istiyoruz değil mi Harold.'' Babam ise gözlerini gazeteden ayırmadan evet hayatım dedi. Annem sinirle bakınca gazeteyi katlayıp kenara koymak zorunda kaldı sevgili babacım.‘' Heyecanlı mısın?''diye sorunca kafamı hayır anlamında salladım. ‘'Heyecanlanmana gerek yok zaten, Afrodit ve Red sana orada her konuda yardım edecekler. Ayağını kaydırmak isteyenler olacak Bendis. Sen yüce soyundansın. ileride mecliste önemli görevlerde yer alacaksın kıskanacaklar. ‘' kafamı sallamakla yetindim. ‘'Belkide Bendisi öldürürler odan benim olur ha abla.'' Diye mırıldandı Hera. Ama annemin öldürücü bakışlarını görünce susmak zorunda kaldı. Annem son 1 aydır aynı şeyleri söylüyordu ve bundan artık gerçekten bıkmıştım. Afrodit teyzem şu andaki yüceydi. Ve kuzen Red'de okul başkanıydı bu sayede okuldan pek korkmuyordum. Afrodit teyzem kesinlikle bu görevi hak etmişti. kimse onun gibi mükemmel bir yüce olamazdı. Aslında yücelik başından beri bizim ailemizdeydi bundan dolayı cadılar arasında saygınlığımız çok fazlaydık. Adeta bir kraliyet ailesiydik. Babamın ailesi ise sihirbazlar meclisini uzun yıllar yönetmiş babam bu hayatı istemediği için bırakmıştı. Babamın bazen salak olduğunu düşünüyorum. Ailem köklerimizden sonra benim çok büyük yerlere geleceğime inanıyordu bense sadece bendim. Sıradan bir liseli. Şakacı, ota boka gülen, sırf heyecan olsun diye ilk derse geç kalan sıradan bir liseliydim. Ha birde sürekli sorun çıkaran güçlerim var. Mesala geçen hafta okulda dolaplara yaslanmış etraftaki insanları izlerken gözüme su içen bir çocuk takilmişti. Musluk bozulup çocuğun yüzüne püskürtse ne komık olur diye düşünürken musluk bozulmuş ve çocuğun yüzüne püskürtmeye başlamıştı. Ve evet cidden komık olmuştu. Gülme krizim suçluluk duygusunada ağır basmıştı. Annem çantanı hazırladın mı dediğinde kendime geldim.''Bendis bazen salak olduğunu düşünüyorum. Gene kendi kendine gülüyordun.'' Diye mırıldandı annem. ‘'Daha yeni mi anladınız?‘' diye söylendi Hera. Koluna dirsek attım ve ‘'anne ben çantamı toparlamaya çıkıyorum.''  Annem başını sallayınca sabahki olayın tekrar gerçekleşmemesi için merdivenlerden yukarı çıktım. Odama girdiğimde ilk işim camı açıp Blake'e mesaj atmak oldu.CAMA ÇIK! Sanırım yeterince açık bir mesaj olmasına rağmen benim salak arkadaşım anlamamış olacakki anca beş dakika sonra çıkabildi .

‘'Ne var cüce?''diyince ona dil çıkardım. O ise bana 32 diş gülümsedi. ‘'Yarın kaçta yola çıkıyoruz?''''Sabah 6 iyimidir?'' biraz düşündükten sonra Athena'nın o saatte uyanamayacağını hatırlayınca ‘'8 olsun bizim olsun'' dedim kafasını sallamakla yetindi Blake. ‘'Eşyalarımı hazırlamalıyım Athena'ya haber ver.'' Dedikten sonra pencereyi kapatıp yere oturdum yanımda duran telefondan Athenanın adını bulup ara tuşuna bastım. ‘'Gene ne var!''diye bağırdı klasik Athena. En yakın arkadaşım olmasına rağmen bazen katlanılmaz oluyordu. ‘'Saat 8 de yola çıkıyoruz.'' Dedim uzatmadan. ‘'8 mi ah hayır çok erken uyanamam ki Bendis biliyorsun beni biraz daha geç çıksak olmaz mı?.'' Dedi bebek ses tonlamasıyla klasik Athena ve işte birşeyi isterkenki sesi tonu.''Blake zor ikna ettim olmaz 8de hazır ol.'' Athena bir süre daha mırınkırın ettikten sonra kabul etti. Bir süre okuldaki erkekler hakkında dedikodu yaptıktan sonra faturamı babamın ödeyeceğini hatırlatıp kapattım. Babam bir gün telefonumu elimden alacaktı.

*

Sabah 7.30 da alarmımın çalmasıyla ilk defa küfür ederek değilde gülümseyerek yataktan kendimi attım direk dolabımı açıp elime gelen ilk taytı ve uzun tişörtümü giydim altına spor ayakkabılarımıda giydikten sonra asamla saçlarımı düzelttim. Saçlarımla işim bitince asamı valizimin en üstüne koyup valizin fermuarını kapattım. Hazır olunca baba diye bağırdım. Tam tekrar bağıracakken Hera odama bodoslama daldı. ‘'Sen gidiyorsun diye hepimiz uyanmak zorundamıyız acaba.'' ‘'Evet ve şimdi odamdan defol.'' Diye gene bağırdım bana dil çıkararak odasına geri döndü. Ben tekrar baba diye bağırınca babam odama gelmek zorunda kaldı. ‘'Bendis niye ışınlanmıyorsun.'' Babama ciddimisin bakışı attım sanırım beni çatıda bulmak istiyorlardı. ‘'Ah doğru neyse ben alayım.'' Dedi ve merdivenlere ilerledi. Zafer kazanmış bir ifadeyle son kere odama baktım. En sonunda kapıyı kitleyip anahtarı çantama attım.

 

Aşağıya indiğimde annemin gözleri yaşlıydı. Babam anneme sarılıp ‘'Hadi ama Ra ağlama büyüdü artık belkide şu anda gelecekteki yüceyi yolluyoruz'' dedi. Annem babamın kollarından çıkıp bana sarıldı ne kadar kaldığımızı bilmiyordum ama sonunda ayrıldık. ‘'Bendis sana zarar vermeye kalkarsa sakın olduğun yerde durma sen özelsin bunu biliyorsun seni seviyorum.'' Dedi. ‘'Bende seni anne bende seni seviyorum'' diye mırıldandım. Babam yanıma gelip bana sarıldı ve uzun kahverengi saçlarımı okşadı. Babamdan ayrılınca Hera gelip ölmemeye çalış yoksa kimle uğraşcam diye birşeyler mırıldandı onunda saçlarını karıştırmakla vakit geçirdim. En sonunda babamdan valizimi alıp arabaya doğru ilerledim tam arabaya binecekken son kere evime baktım. Son kere aileme baktım. Arabaya binince ön koltukta oturan Athena bana baktı ve sonunda bağırdı ‘'Buradan defolup gidiyoruz.'' Ona kahkaha attım. Blake ise gülümseyip arabayı çalıştırdı evet buradan defolup gidiyorduk. 

 

 


 

End Notes:

Yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar